RİNDAN
Ben çınarlar arasında yürürken sessizce,
Bir hüzün duyardı sesimi sadece.
Ve altın sarısı bir gazel okşardı yüzümü
Aşkın secdesinde gizlice.
Açılmamış bir kamış gibi
Dilsizdim, ney’dim,
Candan öte kimdim neydim.
Öpse bile bahar ve bülbüller
Ölmek hiçbir şey!
Bir ben değilim ki bu bedende
“Kaderin üstünde kader”,
Kederin ziyasında zindan vardır.
Zahidin üstünde
Bir de rindân vardır.
Serdardır, mihmandır, candır.
Yüzüm güleç,
İçim kireçtir benim.
Ruhum ehl-i aşk,
Bedenim hiçtir benim.
Ân’ım yarendir yârdır,
Yarınım diyarsız bir hicrandır.
Bir yudum mey içsem dünyada
Her zerre ziyandan evladır.
Rüzgârsız tepelerde
Bahar yağmurları senin olsun.
Bana kar yangınları yeter.
Çöl ortasında serabım olsun,
Her gece hicranın zirvesinde
Yeter ki
Aşka şarabım olsun.
Ahdinden dönenin
Aklı yaşlanır.
Yaşlanmaz sözler zahid!
Sözümden anlamazsın ki
Sükûtumdan ne anlarsın.
Bin eyvahına bir müjgânım yeter.
At, kağnıma bin günahını
Ben ki cihanda bir mecnun,
Harâbât ehli bir rind.
Her yönüm mihrap, her yer seccadedir
Her cefa saadet,
Rindan’a sevmektir ibâdet.
Mustafa Ayvalı
Ocak – 2017
Amasya
Mustafa Ayvalı
Kayıt Tarihi : 16.09.2026 04:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!