Garsonları sessizliğin yırtıcı kuşlarını havalandıran servisleri çıldırtan
Beklediği gelmeyen uçurtma çocuksulluğu istasyon ardiyelerinde koşulu tay
Dağlar
Susmuş bir yağmuru saklıyor sis perdelerinin arkasında dumaaaan duman
Sanki bir yerleri yanıp yıkılıyor içi acıyarak gözyaşının
Gittiği her yerde kendini bulamayan uçsuz bucaksız belalı
Hem de masum yavrucuk
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta