Peki Ama Neden Şiiri - Mehmet Sebih Altun

Mehmet Sebih Altun
38

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Peki Ama Neden

PEKİ AMA NEDEN?

Artık dünya;

Geceleri zindan,
Gündüzleri cehennem,
Yazları zalim,
Kışları iblis...

Varları yok,
Yokları çok.

Mazlum aç,
Zulmeden tok.

Batı yay,
Doğu ok...

Ve sanki yaşayacak hiçbir şey bırakmadık bu dünyada.

İnsanlığın üzerine bir gölge çöktü.
Karanlık yalnız geceleri değil, gündüzleri de ele geçirdi.

Ey dünya!

Bir gün yörüngenden çıkacak olursan,
Kara bir delik aç göğsünde.
Ne varsa boşalsın içine...
Hırsımız, kinimiz, öfkemiz, savaşlarımız, açgözlülüğümüz, kibirlerimiz...

Hepsini içine al.

Vuran da, vurulan da...
Ölen de, kalan da...
Silahı yapan da, satan da, ateşleyen de...

Keşke insanlığın vicdanı, silahların namlusundan önce konuşabilseydi.

Virüsü ortaya çıkaran da,
Yayan da,
İnsanı ilaca muhtaç eden de,
İlacı bulmayı zorlaştıran da,
Şifayı paranın arkasına saklayan da...

Keşke bir gün kendi kurduğu düzenin içinde boğulsa.

Çünkü biz artık aynı dünyada beraber yaşayacak, beraber gülecek, beraber ağlayacak bir varlık olmaktan uzaklaşıyoruz.

İnsanlıktan yaratığa evrilmiş gibiyiz.

Ve korkarım...

Bu evrim böyle devam ederse,
bir sonraki durağımız insan olmak değil;
şeytanlaşmak olacak.

Belki de sonra şeytanı bile melek sanacağız.

Anlaşılan bu dünya insana göre değil.

Ben de insan olduğumdan binlerce kez utandım.

Kendi ırkına bu kadar zarar veren başka bir canlı var mıdır?

Savaşların olduğu Ortadoğu'da ölüm kol gezer.

Fakir ülkelerde yoksulluk kol gezer.

Bizde ise bazen ölüm kolsuz gezer.

Avrupa'da alkollü gezer.

Afrika'da aç gezer.

Orada sağ gezer,
burada sol gezer.

Ölüm gezer...
Zulüm gezer...
Silah gezer...
Virüs gezer...
Tesla gezer...
Nükleer gezer...
Atom gezer...

Gezer de gezer.

Dünya dönüyor sanıyoruz.

Oysa belki de dönen dünya değil;
insanlığın çarkıdır.

Ve bu çark öylesine hızlandı ki,
yerinde duramayacak kadar hızlı,
durup düşünecek kadar yavaş değiliz artık.

Koşuyoruz.

Nereye?

Bilmiyoruz.

Neden?

Bilmiyoruz.

Kimin için?

Onu da bilmiyoruz.

Ama bir şey kesin:

Dünyayı değiştirecek kadar güçlendik,
kendimizi değiştirecek kadar cesur olamadık.

Gökyüzüne roket gönderdik,
ama yanı başımızdaki insanın gözyaşına ulaşamadık.

Atomu parçaladık,
ama nefreti parçalayamadık.

Hastalıklara çare aradık,
ama insanlığın hastalığına ilaç bulamadık.

Ay'a gitmeyi başardık,
ama aynı sofraya oturmayı başaramadık.

Teknolojiyi geliştirdik,
vicdanı gerilettik.

Dünyayı küçülttük,
insanların birbirine uzaklığını büyüttük.

Ve hâlâ soruyoruz:

“Daha ne yapabiliriz?”

Belki de asıl soruyu yıllardır yanlış soruyoruz.

Asıl soru şu:

Peki ama neden?

Neden insan, insana düşman?

Neden tok olan, aç olanın sesini duymaz?

Neden güçlü olan, güçsüzün elinden tutmak yerine onu ezmeyi seçer?

Neden bir çocuğun gözyaşı, bir silahın fiyatından daha değersiz görülür?

Neden bir insanın hayatı, bir ülkenin çıkarından daha ucuzdur?

Neden?

Belki de bütün mesele budur.

Çünkü insan, dünyayı değiştirmeyi öğrendi;
fakat dünyayı neden değiştirmesi gerektiğini unuttu.

Ve belki de bir gün dünya bize değil,
biz dünyaya şu soruyu soracağız:

“Bunca imkâna rağmen neden insan olamadınız?”

İşte o gün...

Cevabımız olmayacak.

Sadece susacağız.

Çünkü bazı soruların cevabı yoktur.

Bazı soruların cevabı,
insanın kendi vicdanında saklıdır.

Ve insan kendi vicdanından kaçamaz.

Peki ama neden?

...

Mehmet Sebih Altun

Mehmet Sebih Altun
Kayıt Tarihi : 1.10.2026 00:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!