Fışkırmış bir cızırtıdan, boğum boğum ses dehşeti,
Her zerrede bin tehdit, yok yere kusmuşlar hiddeti,
Ne öteki ne beriki, korkulardanmış tıyneti.
Sarsılıp sinip susmuşlar, tek bir gölgeden yılmışlar,
Varlıkları ağır bir yük, korkuda karar kılmışlar.
*
Bir pençesi var her zıddın, daraltır tüm kafesini,
Büyütmüş camdaki çatlak, kendi zalim gölgesini,
Ağları sinsi suretler kör, kesmişler nefesini.
Kör düğüm denklerdeki hiçlik, sese çivi çakmışlar,
Yabancı olup sinmişler, bir parazite takmışlar.
*
Çoğalmış o hışırtıdan, katmer katmer yankısıyla,
Her köşede bin tuzak, hep kıvranmışlar baskısıyla,
Ne ilki ne sonuncusu, zehirlenmiş sancısıyla.
Bükülüp solup çökmüşler, tek bir hatta dizilmişler,
Kimlikleri bir enkaz, parazitlerle ezilmişler.
*
Bir tuzağı var her sesin, kurar sinsi pususunu,
Beslemiş içteki çatlak, kendi azgın korkusunu,
Dişleri sivri niyetler aç, bölmüşler uykusunu.
Kör yankı zihindeki cinnet, zehri kanla kusmuşlar,
Esir olup donmuşlar, parazit önünde susmuşlar.
*
Yayılmış dar bir dehlizden, boğuk boğuk çıtırtısı,
Her damarda bin bir düğüm, kemirmiş kör gıcırtısı,
Ne gündüzü ne gecesi, karanlıkmış cızırtısı.
Kırılıp eriyip bitmişler, tek darbeyle çökmüşler,
Direnişleri bir serap, içten umudu sökmüşler.
*
Bir hükmü var her illetin, yayar sinsi vebasını,
Kazımış ruhtaki yarık, kendi ağır cezasını,
Kökleri derin ikisi de kör, bulmuş belasını.
Son perde benlikteki yokluk, kör boşluğa dalmışlar,
Sürünüp yitmişler, sonunda parazite kalmışlar.
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 10:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!