Paha ve Paye Şiiri - Murat Avcı Ozan

Murat Avcı Ozan
156

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Paha ve Paye

​Zamanın küf kokan mahzenlerinde,
Kâğıttan kulelerin gölgesi titrerken,
Ben, kimsenin boynuna dolayamadığı
O dilsiz gerdanlığı taşıyorum göğsümde.
Ölçülmüyor bu servet sarrafların mizanıyla;
Çünkü nezaket, sırma bir iplik gibi
Dokunuyor her gün, örselenen ahlakın yırtıklarına.

​Ben zenginim...
Kökleri gökyüzüne uzanan bir çınar gibi,
Bilginin o loş ve bilge dehlizlerinde,
Kendi kuyusundan su çeken bir sâki gibi derin.
Samimiyet, avuçlarımda biriken göçebe bir yağmur;
Hangi çorak iklime dokunsam,
Orada fışkırıyor özgüvenin o dik başlı sürgünleri.

​En muhteşem saltanat,
Kendi uçurumunun kenarında, rüzgâra karşı
Kendi içiyle barışık bir şarkıyı mırıldanabilmek.
Ne dalkavuk fısıltıların sahte yaldızı,
Ne de niteliksiz kalabalıkların gürültülü sığlığı...
Hepsini geride bırakıp,
Sözün ve sesin o asil sarayına çekilmek.

​Evet, nihayetsiz bir zenginlik bu;
Her şartta, fırtınanın tam kalbinde bile
Sadece kendim kalabilmenin o mağrur özgürlüğü.
Sanatın ibrişiminden geçirilmiş bir ömürle,
Kendi kalbimin kuytusunda,
Kendi gökyüzümün altında, mağrur ve dipdiri...

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 11.07.2026 02:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!