Ah be çocukluğum ,Akşam ezanından sonra
mahalle ağır ağır sakinleşirdi.
Balkon demirlerine asılı çamaşırlar iner,
ıslak taşlardan serin bir koku yükselirdi.
Sokağın başındaki fotoğrafçı
ışığı en geç sönen dükkândı.
Camın arkasında duran siyah beyaz yüzler,
sanki yıllardır aynı şeye bakardı
Sen bazen
o dükkânın önünden geçerdin sessizce.
Ne el sallardın
ne dönüp bakardın.
Ama insan,
birini seviyorsa
onun geçtiği sokağı bile unutamıyormuş.
Yaz gecelerinde elektrik kesilirdi ara sıra.
Apartmanlardan sesler yükselirdi hemen:
“Feneri olan var mı?”
“Bizde mum var.”
Çocuklar merdivenlerde oturur,
büyükler avluya sandalye çıkarırdı.
Gaz lambası yanınca
herkesin yüzü başka görünürdü biraz.
Sen de o ışığın altında dururdun bazen.
Ben en çok
o zaman susardım.
Çünkü bazı duygular
konuşulunca eksiliyor.
Sonra yıllar geçti.
O sinema kapandı.
Fotoğrafçı dükkânı boşaldı.
Mahallenin bakkalı öldü.
Yerine parlak tabelalı bir market açıldı.
bazı akşamlar
içimde eski bir yaz yeniden başlıyor.
Bir yerlerde hâlâ
gaz lambasının altında oturup
gece serinleyene kadar bekliyormuşuz gibi.
Ve insan zamanla anlıyor;
birini özlemek başka,
bir zamanın içinde kalan hâlini özlemek çok ama çok başka.
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 22:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!