Özgür Hatem Şiirleri

46

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Özgür Hatem

Parmağımı güz kesti,
Senin suçun yok!
Sarışın mevsimin hançeriydi
Azıcık serin,
Alabildiğine derin
Ve keskindi!

Devamını Oku
Özgür Hatem

Uzun bir şiir yazmak istiyorum
Hüzünler
Sevdam
Ve hayat üstüne.
Bir yerinde kızıl bayraklı devrim -ki ömrümdedir-
Ve en kardelen haliyle aşkım üstüne.

Devamını Oku
Özgür Hatem

Yola düşen gölgemin,
Yorgun, yol arkadaşıdır ömrüm...
Ve insan öykülerinin,
Raslantılı sularında, seyreden bir gezginim.

Rüyamda gördüğüm, umutsuz kadın,

Devamını Oku
Özgür Hatem

Aynalı çarşıda, zaman pazarı...
Satılık günler, haftalar
Eskiden bir tat, kelepir baharlar
Kubbesinde yankılanan kuş sesi
Biraz göz izi,
İki tutam el izi,

Devamını Oku
Özgür Hatem

Nasıl başlarsınız ki bunu anlatmaya? Suskunluğun boyut değiştirdiği, bambaşka bir hesaplaşmanın ürünüdür içsel yalnızlığımız... Kimsesiz bir çokluk duygusu ile birlikte, yokluk benzeri bir varlık çelişkisinin, onmaz yaralarıdır, dimağımızda açılan.
- En büyüğünden taşlarla bezeli, yer yer derin hendeklerden atlayarak, bazen olmadık bir dal, bazen en sivrisinden dikenlerle boğuşup, üstüne üstlük yokuş yukarı ilerlemeye uğraştığım yollarda, (bütün bunlar) yetmezmiş gibi, bir de yalın ayağım ben...-
Karma karışık, allak bullak ve kıyasıya zorlu bir yaşama savaşı; daha doğrusu, yalnızca kendimizin kurduğu düşte, varlık gösterebilme uğraşı. Bitmek bilmez bir eziyet bu, ne yana baksak... Her taraf yangın, her taraf karanlık ve her taraf marazi bir şaşkınlık içerisinde.
- Ne zaman içime bir göz atsam, ne zaman hayatın içinde durup, her şeyim yanımda mı diye yoklamaya kalksam ruhumu, kanayan parmaklarıma ve yollarda bıraktığım ayak izlerime rağmen, dehşetle fark ederim ki nafile bir yolculuğun, inatçı bir Don kişotuyum ben...-
Bir sürü çelişkinin anlamsız kavgasının orta yerinde barış elçisi gibi, hiçbir şey üretmeyen ve doğanın-insan oğlu ne yaparsa yapsın baş edemediği- devinimiyle görece mana kazanan bir mücadelenin hikayesidir, “ayrık otu “ olmak. Öğrenme aşkının kasıp kavurduğu ve bilginin, çölde su misali serinlettiği ruhumuzun, aldıkları için ödediği bedeldir yalnızlığı... Kimsenin galibi olamadığı bu kavgada, kazandıkça tükenir ve her soru yanıtlandıkça, yaralanırız.
- Ellerimi uzatırım bazen gökyüzüne... Ayak parmaklarımın ucunda olabildiğince yükselir, bedenimi mümkün olduğunca kasarak germeye çalışır ve kolumu zorlayabildiğim son noktaya kadar uzatarak, parmak uçlarımla bulutlara değmeye çalışırım. Kimi zaman şeker pembesi, kimi zaman düş beyazı bulutlar, eğer değmeyi başarabilirsem, beni yakalayıp, içlerinde ki mutlu arılığın lezzetiyle, tamamlayacaklarmış gibi gelir.

Devamını Oku
Özgür Hatem

Bu benim mitolojim,
Tarihim,
Hikayem...
Tanrının yarattığı sihir,
Benim yüreğimin!

Devamını Oku
Özgür Hatem

Bir gece,
Gecelerden bir gece...
Koptum gökyüzünden, düştüm yeryüzüne
Bir rüzgar, aldı götürdü beni
Şimdi yosun yeşili gözlerde,
Bir damla yaş oldum.

Devamını Oku
Özgür Hatem

Hadi, kaldır başını,
Gözlerime bak!
Acı, öyle, kılıç gibidir işte,
İnsan yüreğinden, kılıf arar kendine...

Yasaklanmış sözleri vardır gözlerin,

Devamını Oku