Vurulmuş yüreğinden binlerce genç yiğit,
Aşıkların düşmanı şeytanmış derler...
Eller vefasız gözler yaşla demlenmiş,
Her seven yürekten insanmış derler.
Ya sen ne zaman sevdin en son güzelim,
Rıhtımdan Gemiler kalkmıyor artık,
Köpekler sokaklarda meydana düştü,
Eski aşklar şimdi sade mazi de kaldı,
Leylalar Mecnuna dönmüyor artık.
Bitler iki yakaya doldukça doldu,
Sorma kardeş sorma benim halimi,
Tufanı bitmeyen yele benziyor.
Hayallerim hepsi tarumar olmuş,
Menzili olmayan yola benziyor.
Bazen gül açıyor, bazen menekşe,
Yine kırgınım sana bu akşam,
Ocağın ateşini harladım sensiz,
Meşe odunlarını attım içine,
Mavi gözlerindi ruhumu yakan.
Verirdim kalbimi istesen ellerine.
Hasretler bitecek şu dere kenarında,
Leylekler göç edecek o bahar zamanında,
Zümrüt zümrüt çiçekler saracak şu dereyi,
Arılar meşk edecek petekler diyarında.
Oysa sen gelmeyeceksin şehirlerden,
Kır düğünü isterim telli duvaklı,
Sokak düğünü neymiş istemem,
Bak şu gözüme kaşıma damat,
Ben hangi altına, akçeye değmem.
İsterim üstü açık araban olsun,
Sen gökyüzündesin bense yerlerde,
Gece olunca başlar bize eğlence,
Bir gece doğudasın bir gece batıda,
Senle vaktimiz büyük bir eğlencede,
Işıklarını yollarsın göğsüme göğsüme,
Yol kenarlarına bıraktım düşlerimi,
Hatta satarım da Manav yerinde,
Bir ömür geçti bitmez yol içinde,
Hala saklarım gizliden gülüşlerimi.
Bir Söğüt ağacından daha asilim,
Yüreğim serilmiş kaldırımlar,
Üzerine basta geç istersen,
Yalnızlığım o yalnızlığı arar,
Bugün çok farklıyım dünden.
Kollarımda kurşun yarası var,
Duydum ki Dünyayla kandırırlarmış,
Melekler Bebeği Gülle kandırırlarmış,
Böyle dert keder sonra Cehennem,
Günah işledi diye orada yandırırlarmış.
Her yer Gülistan sandık geldik feleğe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!