Bir fırtına esiyor dalgalı denizlerde,
El ele tutuşuyor rıhtımda o aşıklar,
Güneş yavaşça batıyor doruklarda,
Bir koku geliyor uzaklardan ruhuma,
Bir sana uzaktayım bir de vatanıma.
Bir şiir yazdım bir şiir dillere destandı,
Ne Ferhat'ın dağları delişini anlatır,
Ne Mecnun'un çöllere düşüşünü,
Bir şiir yazdım Kalbimin çekip gidişini.
Bülbül'ün Güle aşkı hepsi bir yalan,
Limanda unuttum kendimi,
Elimde gözyaşlarından çay,
Her yudum zehir oldu içime,
Dedim ki vay vefasızlık vay.
Oysa Güller içinde büyüttüm,
Uzundu yollarım bitmez sanırdım,
Ümitler tükenmez gitmez sanırdım,
Kalbimle adalete, hukuka inanırdım,
Anladım ki bitmiş yollarım benim.
Vardı gelecekten bitmez emellerim,
Biz Adanalıydık bahçemizde karlar yerine uçuşan çöpler vardı,
Kaldırımlar parça parça yamalıydı,
Etrafımızda hayvan besleyen komşular,
Şikayetin bini bin paraydı.
Biz Adanalıydık sokaklarda her gün kavgalar olurdu öyle,
Bir yol bulduk bizden değil,
Bir kul var ki bizden değil,
Yükselir biçimsiz bir dağ,
Sizden değil, bizden değil.
Dünya imtihanın Dünyası,
Vatan gitmiş elden kalanda bizden değil,
Çalışan boşa çalışır yalanlar bizden değil,
Ne ahlak ne saygı kalmış genç insanlarda,
Büyük küçük bilmezler zaman bizden değil.
Satılık olmuş pare pare kutsal olan topraklar,
Biz dert kuşuyuz kuzum konarız her derde,
Uçarız, koşarız, ölürüz tufanın olduğu yere,
Kanatlarımız uçurmaz bizi rüzgar savurur,
Bahara hasretiz inanırız bir gün geleceğine.
Dertsiz günümüz olmaz bazen ekmek davası,
Sus ve dinle Allah'ını seversen bu gece,
Yine gönlüm garip garip rüyalar gördü,
Azrail ömrüme her saat atarken pençe,
Kalbimde saklanan o bir gariban öldü.
Sen Dünyaların hasretiyle geldin bana,
İmdat! boğuluyorum, bu boğucu Dünyada,
Sıkıyor bir taraftan bütün kaoslar, vahşetler,
Sisli dumanlar, dumanlar karanlık yollar ve ben,
Boğuluyorum evrende, Dünyaya gelemeden.
Bir Vapur sallıyor denizin üstünde tüm gücüyle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!