Dağları bahçe ettim ararsan çık gel dağlara,
Toprağı Güllerle bitirdim rengarenk kızıllarla,
Dudağı Güller açan çık gel Güllerin arasına,
Gel sende katıl güzelim benimle o dağlara.
Sonra meyveler diktim uzun uzun sıra sıra,
Bizim köyün türlü türlü hali var,
Anlatsam anlamaz akıllı olan,
Alisi var Velisi var bir de Nebi var,
Anlatsam anlamaz akıllı olan.
Zibet dediklerin Nebinin eşi,
Kara kaplı defterine bir bayram,
Yine ekledin mi bilmem sevdiğim,
Gelir diye diye yollarımı erkenden,
Yine bekledin mi bilmem sevdiğim.
Şafak mı sökmedi, gecemi bitmez,
Benimde dedem vardı zamanında,
Bacadan girmezdi Noel Baba gibi,
Hediyeler de getirmezdi her zaman,
Cebinde sadece bana şeker taşırdı.
Ne kırmızı don giyerdi ne haçı vardı,
Bu ev benim diyordu Babam,
Bu ev benim benim istediğim olur,
İşte o gün yaşamıştım ben,
İçimde patlayan o boş gurur...
Yalnızlığı o gün anladım bilemezsin,
Beyazlar içinde geldin kollarıma,
Bulutlardan esen perdeler vardı,
Benim sevgim temizdi her şeyden,
Yavaşça gökten süzülen karlardı.
Ne beni terk ettiler nede ihanet,
Suçlu yalnız dil değil Savcı Bey;
Gözleriyle beni vurdu o Ceylan,
Dudakları inkar eder elbet bilirim,
Sözleriyle beni vurdu o Ceylan.
Mahpus etti kapısında çürüttü,
Bir yiğit gördüm bizim diyarda,
Sallandı bir pehlivana benzer,
Zal oğlu Rüstem halt etmiş yanında,
Giydiği şalvarı fistana benzer,
Bir göz süzdü geçti bey diyarına,
Beyler deresinde bir köprü yapılmış,
Hangi mühendise çizdirdin projeni,
Ne kadar para burada savrulmuş,
Hangi çalışana nasip olmuş hangi işçiye.
Yılan yılan olmuş köprünün başı,
Bir hürriyet ahval oldu bizlere,
Beyin de kölelik devam ediyor,
Bu hürriyet anladım zenginlere,
Bizde ki börek mi dilek mi bilmem.
Köylüsün diyor çarık giysene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!