Nereye gitsen elinde bir Gül,
Hasret çökmüş yaşlı sinene,
Ne ömürler geçirdin bu köyde,
Kaç çocuk büyüttün memlekete,
Ah çekip dağlama yüreğini,
Otur da bir şiir yaz dünkü zamana,
Neler değişti yaradılıştan bu yana,
Medeniyet diye kandırmışlar bizi,
Bunca yıl zulmederken, zalim insana.
Kuşları vurdular kırarak kanatlarını,
Gel de gönlüm eğlenmesin,
Dert benim dermanım olsun,
Bırak geçmiş geçmişte kalsın,
Kapımı çalıp bir merhaba de.
Oyalanır durur dünle bugün,
Esti Kıbleden serin bir rüzgar,
Yaktı yüreği donarken beden,
Toplandı gökyüzüne kara bulutlar,
Haber getirdiler Aksa mescidi.
Müslüman perişan mahzun diyordu,
Eller Güneşi sevdi biz Ayı sevdik,
Bir yanımız hep karanlıktaydı,
Biz kardeş olmayı gece öğrendik,
Bizim meskenimiz hep sokaklardı.
Gecede yaktık ateşi mahallelerde,
Saçlarına destan yazdım Meyrik kız,
Her rüzgarda kokun gelirdi saçlarından,
Bir kelime bekledim gelecek diyerek,
Papatyalar ektim gezdiğin yollarına.
Bir akşam gülüşünü getirdi penceremde Ay,
Bu gece senin misafirinim,
Hangi saatte gelirim belli olmaz,
Koy sobaya kara demliğini,
Kavuşursak artık ayrılık olmaz.
Bu gece senin misafirinim,
Bir Kelebek gibi rengarenk...
Şiirlere büründüm özleyip seni,
Yıkılır başına köhne bir dam,
İşte öylece muhtacım sana.
Ellerin dokunsun yanan tenime,
Mecnunu kızgın çöllere düşürmüş,
Leylayı Mecnuna neden küstürmüş,
Bolu oğlunun bile başını kestirmiş,,
Müsebbip sebebi aşk değil midir.?
Kime sorsan Kerem Aslıya yanmış,
Soldurdun da meydanı pazar mı ettin,
Sen bende söyle ne bırakıp da gittin,
Bağ olmayınca ne satarsın sen felek,
Müşterisiz pazar kurdun da ne sattın.
Güllerim zardadır her Gülüm solgun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!