Öyle İşte 2 Şiirleri - Şair Öyle İşte 2

Öyle İşte 2

1348-1351 arasında dünya genelinde yaşanan veba salgınının sonuçları ne ise, bugün yaşanan korona salgınının sonuçları o olacak ..O salgında tıpkı korona gibi asya kıtasında..Hatta hatta çinde başlamıştı...Daha sonra salgında yahudilerin (pagan kökenli yahudilerin) parmağı olduğu konuşulmuştu...Ve hatta organize olarak avrupada yahudi düşmanlığı baş göstermiş, avrupalılar yahudilere organize saldırılar düzenlemiş..Yahudilerin düzenleri alt üst olmuştu...
Yine salgının akabinde avrupadaki o şaşalı ve debdebeli hayat sona ermiş...Avrupadaki ülkeler sıkıntıları ve kıtlığı iliklerine kadar hissetmişlerdi...(bugün Avrupanın yaşadığı enerji krizleri, ne kadarda benzeşiyor...değilmi)...Fakat salgının en ağır bedelini ingiltere ödemişti...Sermaye el değiştirmiş..Fakirler zengin, zenginler fakir olmuştu ..Ölen insanların mirasları, başka ailelere intikal etmiş..Bu değişim toplumdaki yapıyı tamamen değiştirmişti..Çiftçiler zenginleşmiş, sanayiciler, tüm saygınlıklarını yitirmişti...Bu esnada bu coğrafyada bir beylik, büyümüş büyümüş...Koca bir devlet halini almıştı...Derken, arada büyük bir istanbul depremi yaşanmış, yeni bir enerji ortaya çıkmıştı ...Salgından tam yüz yıl sonrada istanbul fethedilmiş...Dünyanın kaderi değişmişti...
Evet...şeriat yavaş yavaş gelecek...Yavaş yavaş..Herkes kendi derdine düşmüşken...Tüm dünya insanları kendi sıkıntıları ile uğraşırken.. Yavaş yavaş...Kendiliğinden... ve Sessizce...Tarih tekrar ediyor..Yeterki okumasını bilin... Farkında değilsiniz ama, yeryüzündeki enerji değişiyor... Gökyüzü bile değişiyor ..Kafanızı kaldırın.. gökyüzüne bakın...Güneşe bakın..Aya bakın...Yıldızlara ve bulutların yürüyüşüne bakın....Bir inkılap gerçekleşiyor ... SESSİZCE...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Dünyaya yeniden geldiğini..Yani Reankarne olduğunu iddia eden insanlar var...Bu insanlar, bir önceki hayatlarına dair öyle inandırıcı hikayeler anlatıyorlarki akıllara zarar...Annelerinin babalarının isimlerini..işlerini eşlerini.. çocukluklarına dair anılarını..Adreslerini..Herşeylerini açık açık anlatıyorlar..Hatta hatta anlattıklarını teyyid etmek için, söyledikleri adreslere gidiyorlar .. Gerçektende o adreste, önceden öyle bir insanın yaşadığını teyyid ediyorlar .Bunları dinleyen insanlar ise, Gerçekten reankarnasyon diye bir şeyin olduğuna inanmaya başlıyorlar...Yani sadece bunları anlatan insanın imanı tehlikeye girmiyor...Ona inanan insanlarında imanı ve itikadı sarsılıyor .
İşte buda şeytanın vaya kafir cinlerin en büyük oyunlarından biridir... Şöyle ki;
İnsanoğlunun hayatı kısadır.. insanlar, ortalama yetmiş seksen yıl kadar yaşarlar...Cinlerde ise durum farklıdır...Bu varlıklar yüzyıllar boyunca yaşıyorlar..Dolayısıyla, insanoğlu hayatında aynı insanlarla yaşayıp, aynı insanlarla yaşlanıyor...Ve böylece onlarla birlikte ölüp gidiyor...Bir önceki neslin yaşantısına kısmende olsa şahitlik ediyor...Ama bir sonraki nesille hiçbir irtibatı kalmıyor ..
Herhangi bir cin ise, tüm hayatı boyunca, en az dokuz on nesil insanoğlunun yaşadığına..onların hayatlarına ve öldüklerine şahitlik ediyor ...Hal böyle olunca, bu varlık kafir bir varlıksa, durugörüsü açık olan insanlara yanaşıp, görünmeden o insanların içinden seçtiklerinin bilincine, daha önceki yaşamış ve ölmüş bir insan hakkında tüm bilgileri fısıldıyor...Ve o kişinin damarlarında dolaşarak, daha önceki hayatında o kişi olduğunu hissettiriyor..Eğerki bilincine fısıldanan kişinin imanı kuvvetli değilse...Ölümle ilgili dini Bilgilere tam olarak hakim değilse,o kişi dünyaya yeniden geldiğine iman etmeye başlıyor.. Böylece Allahın ölüm, kıyamet ve ahiretle ilgili ayetlerini bilmeden inkara gitmiş oluyor ..Yani imanından oluyor.. Zaten amaçta bu zaten...Uyanık olmakta fayda var

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Düşünsenize;
O bize tenezzül etmiş,yaratmış...Bizi yaratmakla kalmamış..Hergün mikrodan makroya, zerreden kürreye tüm varlıkların ne yiyeceğini ne içeceğini, nasıl iyileşeceğini düşünüyor...Hepimizin yüzlerce eklemine hareket kabiliyeti veriyor..Hergün uyutarak öldürüyor, uyandırarak diriltiyor..Yetmiyormuş gibi birde kimi seveceğimizi, kiminle evleneceğimizi bildiği için, saniyenin binde birini bile hesap ederek, bizleri buluşturmak ve tanıştırmak için vesileler hazırlıyor..senaryolar hazırlıyor...
Yetmiyor; her gün her an her saniye hangimizin daha güzel işler çıkaracağını seyrediyor hakkımızda kararlar veriyor, yüceltiyor veya cezalandırıyor...
Ah canım benim, BİZİM GİBİ YARAMAZ KULLARA TENEZZÜL EDİYOR YAAA..Sabrediyor..Seviyor...Hepimizi seviyor...
Kendisini bize sevdirmek için daha ne yapsın.

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Dört duvarın yok..
Kapın yok, bacan yok..
Ama evimsin işte...

Allah bazen birini kalbine koyar..dualarına koyar...Rüyalarına koyar...Ama hayatına koymaz...
Bazı sevgiler imtihandır..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Kar inmiş dağların eteklerine...
Bal düşmüş arıların peteklerine..
Herkes yatmış sıcacık yataklarına..
Ben uyumadım.. bekliyorum..
Gelirsin diye..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Duymasa da hiç kimse şair Gönlümün sende karar kıldığını...
Ve içimin şerhâ şerhâ yarıldığını..
Sen bilsen Yeter ...
Yavuz Bülent Bakiler

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Efendimizin her uyguladığı sünnetin arkasında yatan bir hikmet vardır..Tabiiki görebilene...
Efendimiz yatarken sağ tarafına yatar... Sağ avucuda, yanağına gelecek şekilde uykuya geçermiş..Peki neden sağ taraf..ve neden sağ avuç...Hemen izah edeyim..Yan yatma pozisyonu, sırt üstü veya yüz üstü uyuma şekline göre daha fazla lenf sistemine yardımcı olur.., buda beyinde istenmeyen kimyasalların birikmesine engel olarak Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini azaltır...Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanır...sol burun deliği açılır... Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarım küresinin aktivitesi artar...Sağ beyin yarım küresinin uyarılması, parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalp hızının yavaşlamasına, tansiyonun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerinin yavaşlamasına neden olur. Dolayısıyla kalp daha az yorulur, uykuya dalmak daha kolaylaşır. Bu da dinlenmenin daha iyi olmasına olanak sağlar.
Gelelim sağ avuç içine.. İnsanın sağ avucunun içerisinde pozitif elekrik yüklüdür... İnsan uyurken sağ ucunu yanağına koyduğunda,o pozitif elektrik vücuda yüklenir...Buda insan sağlığı ve şifası için bı hayli önemli ve değerlidir... Ayrıca, bir yeriniz Ağrıdığında, sağ avuç içinizi ağrıyan yerinizin üzerine koyup, tekli sayılarda;
" la ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minezzalimin" duasını okuyup Allah'tan yardımını göndermesini dilediğinizde, bu duanıza karşılık bulursunuz... Çünkü daha önce de belirttiğim gibi, Sağ avuç içi yararlı elektrik yüklüdür... Sağ avucunuz ağrıyan yerinizin üstüne koyduğunuzda, tıbben fayda görürsünüz... Yunus Aleyhisselam'ın duasını okuduğunuzda da, manen fayda görürsünüz..
İşte böyleeee...
Biz yazarız..Nasibi olan alır... Resulullah'ı örnek almayan yarı yolda kalır...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Allah'ı hatırlatan zorluk,
Allah'ı unutturan bolluktan kıymetlidir..
Ne güzel zorluklardan geçiyoruz Elhamdülillah...Rabbimiz ısrarla bizlere kendisini hatırlatmak için müthiş bir kompozisyon hazırlamış..Ve biz bu kompozisyonu deneyimliyoruz... mübarek ola...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Esma çekimlerinde, çekilen esmanın sayısı neden önemlidir diye merak edenlere cevaben yazıyorum..
Dervişin biri çölde yürürken, aşık bir adama rastlar...Aşığın kucağında sevdiğine götürmek üzere topladığı öbek öbek güller vardır.. derviş, adama, sevdiğine kaç tane gül götürdüğünü sorar... Bunun üzerine aşık;
-insan sevdiğine vereceği gülü Sayar mı diye cevap verir...Bu cevabı duyan derviş derinden sarsılır.. Ve elindeki tespihin ipini çeker koparır...
Bakın arkadaşlar... Allah'ı zikretmek maksadıyla çekilen Esma farklı bir şeydir... Allah'tan bir şey dilemek maksadıyla çekilen Esma terkibi farklı bir şeydir..
Allah'ı zikretmek maksadıyla ona yakınlaşmak maksadıyla çekilen Esmada sayı mecburiyeti aranmaz.. ama yine de olayı abartmamak gerekmektedir... Çünkü her Esma çekiminin bir enerji yükü vardır..yani esma çekimleri aynı zamanda hem yaşam alanına hemde bedene yapılan bir enerji yüklemesidir.. kaldıracağınızdan fazla enerji yüklendiğinizde, üzerinize hazır olmadığınız enerjileri çekersiniz... Hazır olmadığınız boyut kapılarını açarsınız.. başınızı derde sokarsınız.. Bu yüzden her şeyde ölçü şarttır... Önemli olan dil ile Esma çekiminden ziyade, kainattaki Esma yansımalarını görmektir... Mesela ağaçlara baktığınızda gökyüzüne baktığınızda canlılara baktığınızda cansızlara baktığınızda Allahu Teala'nın yaratma gücünü...yani "hâlık" esmasını görebiliyorsanız Ne mutlu size.... Aynı türden canlıların, farklı yapısal normlarını gördüğünüzde, Hayretiniz artıyorsa, Allahu Teala'nın "musavvir" esması ile karşı karşıyasınız demektir... Eğer ki siz, baktığınız her şeyde Allahu Teala'nın farklı farklı esmalarını görüyorsanız, her an zikirdesiniz demektir... Yani anlayacağınız zikir sadece dil ile yapılan değildir... Asıl zikir, kalp ile yapılan zikirdir...
Şimdi gelelim, farklı maksatlarla çekilen Esma terkipleri meselesine... kişi bir dileğinin gerçekleşmesi maksadıyla Esma terkibi çekecekse bunda sayı çok mühimdir.... Ne bir eksik Ne de bir fazla çekilmelidir... Çünkü buradaki esmaların her biri, anahtarın dişlileri gibidir.. nasıl ki;...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Çalışmayan kadın için Türkçede;
"ev hanımı.."
İngilizcede;
"house wife.." (ev kadını)
Arapçada; "Rabbü'l-beyt" (رب البيت) ifadesi kullanılır...Anlamı ise; "evin Rabbi", "evin sahibi", "Evin kraliçesi", "ailenin reisi" dir...
Dillerdeki incelik, toplumsal duyarlılığın yansımasıdır.. efendimiz kendi temizliğini kendi yapar, kendi dikişini kendi Diker, gelen misafirlerine kendi elleriyle hizmet ederdi..

Devamını Oku