Hakikat sezdirir kendini
Ruhum yankısına soru sorar
İçinden bir sorun olduğunu bilir
Kalbinin içinde şüphe tohumu ekilidir
Aklı ise iman eder yalana
Ama
Seyyah gibi diyarları dolaştım
Gökteki yıldızlara dert danıştım
Hep burada ,biraz da ötede
Yalpalasam bile
Hep durduğum yerde
Hiç olmak
Kaybolup gitmek
Issız bir iskelede sessizce uzaklaşmak
Ne büyük erdem
Kimsenin bilmediği ıssız topraklar
Kendim olduğum yer
Ben ezelden beri hür yaşadığımı sandım
Hürriyet karın doyurur mu?
Bana erdem verir miydi?
O zaman yâra sorarım defalarca
Dualarımla göz yaşı dökerken
Amacı olmayan biri insan sanılır mı?
Hüzün dolu bir ayrılıkta
Feryad etsin mesruriyet haliyle
Bi karar ben sarhoş oldukça
Şevk u heyecan yaşarım dağıldıkça
Efkar dolu meşaleler ile uğraştıkça
çokluk halinde vahşet doluyumdur ,incinirim
elalemin içerisinde sürgün hayatı yaşarım
duyulmaz sesim ,anlatılmaz sözüm
sonra anlarım ki kimsesizim.
nisyan da görünmem ,
izler
bir göz yaşı damlasında
görünür
bazen
boğazımda tıkanan
o kısık haykırış ile
Allah’ın hikmeti her yerde
O saf kalp
Allah vahiy eder insanın nefsine
Ordan bir hakikat fışkırır
Bu hakikat bir peygamber vahyi deği
Sadece bir fark ediştir
Bir gün ilerlemez hiç bir şey
Metropol hareketlidir
Ama benim için ışıklar sıradanlaşmıştır
Her yer sönük bir grilik ile
Üç içedir
Davranışlar,konuşmalar bile
Keder dolu bir günde
Ne dert kalır ,ne de vicdan
Ah,sükut dolu bir anda bile
Hüzün dolu bir feryad doğmadı
Sessizliğin vebali çoktur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!