Onur Ay Şiirleri - Şair Onur Ay

0

TAKİPÇİ

1980 yılında doğdum. İstanbul’da yaşıyorum.Şiir benim için bir heves değil, içimde biriken sessizliğin kelimelere dönüşmüş halidir. Hayatın insanın içine bıraktığı izleri, eksilen şeyleri, yarım kalan duyguları yazıyorum.Uzun yıllardır çalışma hayatının içindeyim. Hayatın gerçek tarafını da, insanın kırılan tarafını da yakından tanıdım. Belki bu yüzden şiirlerimde çoğu zaman hüzün, özlem, yalnızlık ve içsel bir arayış vardır. Çünkü insan en çok sustuğu yerden şiire dönüşüyor. “Şair Adam” mahlasıyla yazıyorum. Şiiri süslü cümleler kurmak için de ...

Onur Ay

Aslında çok aykırıyız, ama arada ruhumuza dinletebiliyoruz düşlerimizi. Beynimizi buna kapamışız yoksunlukla .Yoksa yazardım: “Akıl penceresinden sıkılmış ruhların çaresizliğiyle övünen bedenimize, ay ışığı vurana kadar ‘Aşığım!’ diye korkusuzca nida atan o şarapçının, göz bebeklerini hapsederdim.” Biz, susmanın bile yankılandığı bir geceye şarkı söyleyenleriz. Aklı susturup ruhu konuşturanlardanız ve belki bu yüzden, en kırık suskunluğumuzdan doğan sessizliği bile alkış sayarız

Devamını Oku
Onur Ay

Karanlığın ardı gerek bazen, serpilmiş kuru otlarla birlikte yeşeren çimlerin üzerine koyuvermeli batan güneşi. Hani boğazın düğüm düğüm olur ya, hain hain bakar gözlerin geçmişine, işte orada , tam orada, insanlığından çıkmışlığın aklına gelir, düzeltemezsin. Gururun, kibirin, art niyetin nasıl da tebessüm ediyor sana.. Karanlığın ardı gerek bazen, eğer yüreğin varsa, tüm yaşanmışlığa ve ömrüne adadıklarına elveda sözleri ile bak..Bak ki yeşersin içinde ki batan güneşin ışığında serpilmiş kuru çimler. Kendini hatırla.

Devamını Oku
Onur Ay

Canım yanıyor. Kör bir gün yüzüne savuruyorum geçmişimi. Denizlerin tuzunu çekiyorum içime, sisli ruhumu hapsediyorum dokunaklı filmlerin altyazılarına. Toprağa dokunduğum an, güz rengi kelebeklerin zehri çöküyor kanıma. Sonbahar çiğdemi sarmış gözlerimi ve ağlatmaya kıyamıyorlar beni. Ama ağlayamayan sadece gözlerim mi? Aşk…canım yanıyor.

Devamını Oku
Onur Ay

Geçmişten kalma ruhumuza,
kalemi kırık bir bulut konuyor ,
deniz kokulu gece genzime yapışıyor mısraların kıvrımıyla.
bir kadının gülüşüyle şiire çıkıyor o masum berraklık. Hazırsan vakti geldi.
Haykıralım, kuralım artık kalbimizde ki satırlar dolusu en karanlık tebessümleri…

Devamını Oku
Onur Ay

Bir cümlenin içine ne kadar his saklayabilirsiniz ki? Tek bir hecenin bile anlamına şükrettiği kelimeleri getirin bana. Yasemin kokulu duvarlarda birikti art niyetlerimiz, hüznün çökmesine az kalmıştı, en son sardığımız yükte. Minnet ettiğimiz cümleleri dizin karşıma, varoluşuna hükmettiğimiz heceler, bir gün suskunluğun içine gömülecek. Belki bir çuvala sığacak bütün art niyetlerimiz, belki de bir ışık kırıntısı, çuvalın iplerini çözüp göğe salıverecek kelimelerimizi.

Devamını Oku
Onur Ay

Duvarları hüznün çaresiz geçmişiyle boyayan eller yok artık. Denizin kumla karışık kokusu boğazıma düğümleniyor, ciğerlerime bir nefeste çekiyorum. Lore Lamek’in derine çöken fırça izleri gibi hatıralar doluyor aklıma. Karanlığı sayıklıyorum. Yağmurun uğultusunu nicedir özlüyorum. Dinliyorum. Hayatımı mı? Hayır. Ne zamana kadar saklayacağımı bilmediğim yüreğimi dinliyorum. Duvarları unutun, onlar hiç boyanmamıştı aslında.

Devamını Oku
Onur Ay

Soluğumu dayadım mavinin son çığlığına. Mermi isabet etmiş yüreğimden çıkıyor çığlıklar. Şiirlerime doğru ufalanıyorum, biraz biraz…Sıcak denizlere masumca takılıyor gözüm, hissedemiyorum artık, nefesim kesiliyor. Uzun bir yolun körlüğündeyim şimdi. Hani üstat ne demişti, “Gemliğe doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma.” Benim gördüğüm o deniz değil ,gördüğüm, tüm denizlerin maviliğine isyan aslında. Lore Lamek bir gün onu çizdiğinde, karışacağım o maviliğe, kavuşuyor olacağım…Elveda.

Devamını Oku
Onur Ay

Gecenin paslı sayfaları kurumuş, ateşini öğütüyor toprağın ıssız kalmış kalbine, satırlar dolusu gözyaşı ıslaklığı birikiyor, suskunluğun saklı kalmış düşlerine…Boş defterlerin yazdığı, kurmaca dudak büken hayallerin ihanetiyiz biz. Mavi bir sığınağın huzurunda büyülenmiş, tüm gerçekliğini gri tonuna adamış ,boşlukla doluluk arasında kalmışlığın sustuğu yerdeyiz….

Devamını Oku
Onur Ay

En çok o son bakışın dudak büken acısı koyar aşka.. Adı da hoşçakaldır, ne masumanedir ne de gülümsetir o hain kelime insanı… En çok ne ağlatır insanı bilirsin… Son söz ve belki de o son dokunuş ve sarılma… Yürek burkar ayrılık cümleleri..Nefesini ondan aldığını hatırlarsın, hatırladıkça kanayan yaranı da alırsın göz yaşlarının arasına. Sonra güldüğünde dudak kenarında beliren çizgileri saklamaya başlarsın. Yüreğinin dayanamadığı anda, o boş sandalyeye bakıp sessizliğin sesine, o gecenin sabahına, ömrünün son yolculuğuna doğru içten içten dokunur ve yokluğuna kadar ağlarsın…

Devamını Oku
Onur Ay

Gümüş rengi gözyaşlarının tüm uğultusunu damarlarımda sakladım, ateşe verdim dumanı , bulutlar istediğim renge boyandı aslında, gece asla kararmadı yüreğimde ve hala senin yokluğunun katili var içimde.

Devamını Oku