Şiir mi? Ben şiire inanmam
Beni dövseler yeridir!
Dokunmaz öyle süslü laflar bana
Yaramı deşmez
Cafer, oğlum! Çay getir bize,
Zehir zemberek yerinden,
Şöyle öküz öldüren şekersiz.
Su da koyma içine, sek olsun!
Kaldır şu ıstakaları da!
Sen ki, şu canın viranında uyandın
Doğmayan bir güneşin sabahında uyandın
Yıkıldı dam, çöktü hayal-i maksudu,
Sakamet şehrinin harabında uyandın
Süzüldüm, Boğazdan gece
Yakmışlardı denizi…
Havada bir tanem kokusu
Yorgunluk sinmiş üstüme
Yağdı yağacak yağmur,
Anlamı olmamıştı hiç, düşünüyordum!
Durdurdum zamanı, sensiz geçiyordu
Beynime, paslı çivi saplanmış gibi
Sözlerim kanıyor, ellerim titriyordu
Atmıyordu nabzım, yaşıyorum kör kütük,
Düşmüşse kalbine ince bir sızı
İçine bir dem vurmuştur bu gece
Mırıldanırsa dudağın şarkımızı
Ruhuna bir uhde konmuştur bu gece
....................................................
Gölgelere kaptırdım soluğumu
Duvarda gezen ruhuma sorun
Dostlarım anlamadı yorgunluğumu
Beni büyüten anılarıma sorun
Dalan gözlerim kayar boşluğa
Ben şair değilim ki sevdiceğim!
Beklesen de olur beklemesen de, diyemiyorum
Yüreğim kanatlanıyor uçmak için
Heyula kusları gibi maviliklerde
Ne varım ne yokum, ne diyeyim?
Ben şair degilim ki sevdiceğim!
Sıyrılmak için erken mi şu bedenden
Dinlesem giderim bu diyardan, ruhumu
Çok mu yandı canın yalnız geceden
Gündüzü beklerken gece mi doğdu
Vakitler bölündü, kalmadı bize zaman
Bir dağınık uzun yatak, ayaklarım üşümüş
Gözlerimde titriyor sona kalmış bir damla
Öncesinde bir yağmur, anılarımı götürmüş
Almış yıkamış hasretimi, tepeden tırnağa
Düşe kalka büyüyen bir çocuk misali




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!