Düştü, dağların ardındaki güneş
Rüzgâr suskun, bulutlar hercai
Çevirdim yönümü yitirdiğim zamana
Harlandı içimde, mazinin sönük ateşi
........................................................
Bir hatıraydı,
Senden kalan
Kurumuş gül yaprağı
Unutulmuş defterde
...............................
Faslı mı olur ayrılığın ki geçilsin
Lakin istemem, her gece karşıma dikilsin
.................................................................
Yıllar, derin bir çizgi aynalarda!
Uzanır, alnımın bir ucundan başlayarak
Gördüğüm o dur yansımalarda!
Vefasız bir yar gibi
İstanbul içerimde!
Küserim, konuşmam
Bırakıp gidemem de!
.................................
Bölük pürçük bir mutluluğun peşindeyim
Kimsenin bilmediği bir yer biliyorum
Sahillerinde el ele gezen umutlar...
Köylerinde, mutlu çocuklar tanıyorum.
............................................................
Zaman, çekmiş gözlerime perde!
Sarmış, bir yandan bir yana beni
Ne yana dönsem aynı, her yerde!
Bir kısa hikaye, yazmış beni!
.....................................................
Düşünemem nedir yalnızlık
Alıverir diye korkarım
Aşk, bir bakış kadardır
Çatıverir diye korkarım
Geçer, bir ilmik gibi boğazıma
Ayak sesleri duyuyorum içten içe,
Gelip beni alacaklar bir gün!
Tıkır tıkır, tahtalar üzerinde
Başını vur, gözünde yaşla döğün!
Dağıt esvabım kalmasın dolabımda
Bir ümidin rüyası bu…
Çocuklar bilmez!
Yurtsuz kalmış, ayakkabısız!
Gözleri;
Çakmak çakmak soğuklarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!