Üniter devlet, egemenliğin, ülkenin ve ulusun bölünmez bir bütün olduğu, sosyal adalet ve eşitliğin yurttaşlık ile sağlandığı, hiçbir ayrımcılığa izin verilmeyen, sınırsız yetki ve sorumsuzluk yetkisi vermeyen yasama, yürütme ve yargı erklerinin ulusun birliği, beraberliği, bütünlüğü ve huzuru adına ayrı ayrı güçler olarak sadece ulusun genel yararına hizmet ettiği ulus devlete denir.
Ulusun genelini ilgilendiren her konuda ulusun kendisi karar verir. Demokratik olmayan yöntemlerle meclis oluşturan yöntemler ulusu maceraya sokacak kararlar alamazlar.
Üniter yapı ulus devletler de alt yapı olarak federasyon, özerk yapılar olamaz. Yerel yönetimlerin bütçe yapma ve doğal kaynakları yönetme vb yetkileri yoktur.
İç ezinç, karışık bir çekingenlik gösterir
İçinde yatışmamış bir acıya dönüşürse
Usandırarak soluk alıp vermeyi daraltır
Gerekirliğin egemen olduğu bir mecburiyet
Sevme yetisini ölçüsüzce tüketir
Güfte ve bestesi Halil Damdan'a ait 'uslan gönül' türküsünü çok severim.
Yaşam da çözüm odaklı olmanın en temel yolu us ve duyunc dengesini bulmaktır.
Uslan gönül türküsü bu duyguyu harika bir şekilde anlatıyor. Uslanmayan gönül nefsi niyetini doğru kararlar almadan yöneten ve içinden çıkılmaz durumlar ile karşı karşıya kalmak demektir.
Birileri sürekli suç işliyor
Birileri sürekli seyrediyor
Birileri birilerini malı gibi görüyor
Birileri birimlerinin malı olmaya çalışıyor
Güçlüden ve ezenden yana olmak
Birilerine gurur veriyor
Asırlık çınara, Anadolu da su içtiğimiz pınarlara, yeraltı ve yerüstü maddi kaynaklara hiç acımadılar
Ve tümünü bin yıllık kin ve yüz yıl önce ki kuyruk acısı çekenlere hınç duygusu ile sattılar!
Yetmedi üstüne birde toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik vatandaşlık tarifi değişikliğini ulus yapısını ırk mezhep ve dil temelli bölücü bir Anayasa yaparak yeni bir kötülük daha dayatmaya kalktılar.
Yeryüzünde barışı doğal kaynak talanı adına bozanlar ile barış olabilir mi? Her İran'a saldırı yapmaya kalkacaksın, Filistin de yetmiş bin insanı soykırım ile Yok edeceksin hem de kırk binden fazla insanımızı öldürttükkeri maşa olarak kullanılan teröristi halkın bir kısmının temsilcisi gibi gösterip halklar arasında bir sorun olmadığı halde varmış gibi muhatap görüp barış yalanı içine tuzak kuracaksın!
Dini inançlardan türeyen ahlak kırılgandır. Us ve duyunc temelli olmayan ahlak korku üreten bir baskıya boyun eğerek yolundan çıkmış olur. Ahlak anlayışı insanın us ve duyunc dengesinden türemesi gereken doğal bir olgu ise korku ile esaret üreten dinlerin aracılı amacını sorgulama ihtiyacı ortaya çıkar. Ve her dini inanç sorgulanmaya başladığı anda o korkudan nemalanan sınıfı tedirgin eder. Nedeni duyguyu ve maddeyi sömürme gücünü kaybetme endişesidir. Sorgulamaktan çekinen cennete gidememekten, sorgulatmayan dinci otorite ise korkunun karşılığı rahatlığı kaybetme endişesi yaşararak birleşir. Her iki korkunun işbirliği yaptığı örgütlü dinciliğin hakim olduğu toplumlarda doğal kaynak talanı ve kamu malı talanı zirveye çıkarak yıkım üretir. Dinler tarihi ganimet ele geçirmenin her çağda aracı olduğu savaşlar ürettiği gerçeği ile baktığımızda aynı bakış açısı ile buluşur. İnanç insanların temiz duyuncu içinde örgütsüz yaşandığı müddetçe bir ruhban sınıfı kötülüğü üretmediği müddetçe yaşamda sorun üretmediği gibi birey birey ahlaklı insan sayısını da artırır. Din maddi anlamda çıkar sağlama aracı olduğu müddetçe ticaretin konusu ve tin tüccarlarının en kârlı işi olmaya devam eder.
▪️Önder Karaçay ▪️
Dondurulmuş dogma düşünce ile meraklı gözlem farkını devrim ortaya koyar.
Aşağıdan yukarıya us düşüncesi bir bakış yoksa, yukarıdan aşağıya us düşü bir düşünce çözümü devrime değil ilim süsü soygun amaçlı kullanılan bir dine dönüşür.
İlim din değil devrim ve bilim doğurur.
Hissedilmiş olan neyse yaşanmış olan odur diyor Pessoa
Yaşanmış olan hissedilmiş olan mıdır?
Soruyu tersten sorunca ne değişiyor?
Kim ne zaman ne hissediyor?
Zamanın bir türlü söndüremediği hangi ateşin aleviyim ki sürekli canımı yakıyorum.
Madımak otelinde ölümü merdivenlerde oturarak cesaretle bekleyen ozanların dili oluyorum.
Yaşam hakkına saygının olmadığı can yakan bir dünyada canımı yakarak yaşamak istemiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!