➰▪️Kodaman Besleme Siyaset Anlayışı ile Neden Anlaşamıyoruz? ▪️➰
12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1983 yılında yeniden askeri darbenin sivil darbe ile devam yılları başladı.
Siyasi partiler yasası bir kişiye bir parti ve o bir kişinin o parti sayesinde milyonlarca insanı peşine takarak aldatma fırsatı veriyordu.
Başkasından gelen, başkasına gider.
Doğanın hak adaleti, beşeri soygun adaleti gibi çalışmaz.
Ne oldu hak adaletin de kimseyi satın almak mümkün olmadı mı?
Kodaman bir üzüntü konusu, sekiz milyar insan kahrından ölür şimdi!
Birde utanmadan kalkıp doğa hak sevgisine yeryüzünde savaş açmaya kalktılar! İlahi adalete rüşvet işlemedi mi? Hezeyan uşaklığı içinde boğulduğu kandan bile utanmıyor.
Kodamanlar kendilerini korumak için
Kocaman duvarların içine saklanırlar
Ağaçlar ise o ruhsuz evlerin duvarlarından
İsyan edercesine dallarını dışarı uzatırlar
Nerede boynu bükük bir ağaç görsem
Elin ağzı çuval değil ki büzesin! Medya soyguncu kodaman sermayenin algı operasyonu adına paraya satılmış yırtık ağzıdır.
Kim başkaları hakkında dayanaksız atıp tutuyorsa bilin ki kendi açmazını ötekilerin üzerine yıkmak yıkmak istiyordur.
Her mahallede bir milyoner kanlı soygun kulübü bizden çaldıklarını bize düşmanlık eden emperyalizmin devletlerinin şirk düzenine şirk kurumları ile birlikte götürmeyi çok doğru buluyorlarmış.
Tutunun kökünüze
Kökü sağlam olmayanlar düşünsün
Dünyanın her tarafına kök salmışsın
Bir çınarın
İkibin beşyüz yıllık bir köküne sahipsin Köksüzler karşında üşüşsün
Masallardan bir kök çıkmaz
Ağaçlar ve bitkiler toprağa tohumla kavuştukları zaman ters yönde uzarlar. Çoğu insan yeryüzü yüzlerinin boyunu görür. Manalı manalı bakan insanlar köküyle birlikte ters yönde benzer bir şekilde ilerlediklerini görür. İnsanlık ve kültürü de öyledir. Gözler ve kulaklar ile alınan bilgileri her insan farklı algılar kiminde kısalık, kiminde uzar. Yaşam devam ettiği müddetçe o bilgi toprağa kök salmış gibi iyilik ve kötülük gibi ters yönde ilerler. Gerçek bilgi yeryüzüne gelince yalanı kovar. Peşinden kovalamak mı aynı yönde ilerlemek. Kötülük yön kaybeder, kaybettirir. İyilik yinede onun da elinden tutar. Kötülük bu iyiliğin asla altında kalmaz, iyiliğin yüzüne görünür sırtından vurur. Kim nereye giderse veya gelirse gelsin eninde sonunda aslına döner.
Önder Karaçay
Yaşadığımız zulüm çağı bizi aydınlanma savaşını vermek durumunda bırakan tüm kötülükleri yeteri kadar sebeple üretmiştir.
İç ve dış düşmanlığın küstahlığının ulaştığı seviye bizi kaçınılmaz bir aydınlanma savaşına vermek ve devrimini yapmak durumundayız.
Sürdürülebilir hiçbir ilkenin kalmadığı bir durum karşısında varlığımızı sürdürmenin uzun ömürlü olabilmesi aydınlanma ile toplumun yeniden tanışması gereğini ortaya koyar.
Çin'in Hoten bölgesinde 9. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen bir Köktürk sözünü Prof. Dr. Erhan Aydın bakın nasıl yorumlamış.
Köktürkçe olarak söz şu şekilde ifade edilmiş;
✓ Aş bulunçın uk antag tok az ermiş.
Kolektif frekans güç bilinç tınlanım yasası gereği fiziksel bir müdahaleye ihtiyaç duymadan boyut zaman fark ile hedefine ulaşır.
Bu durum en son fiziksel müdahale ile birlikte yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından gerçekleştirildi.
Hile müdahale ile sevgi etik ahlakı devrimi yarım kalınca yüz yıl sonra fiziksel müdahaleye ihtiyaç duyulmayan kozmik devrim bilinci fizik ötesi bir güçle geldi.
Kuşlar en çok
Gökyüzüne
Ağaçlara
Tellere yakışıyordu
Ağaçları kestiler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!