Kodamanlar kendilerini korumak için
Kocaman duvarların içine saklanırlar
Ağaçlar ise o ruhsuz evlerin duvarlarından
İsyan edercesine dallarını dışarı uzatırlar
Nerede boynu bükük bir ağaç görsem
Elin ağzı çuval değil ki büzesin! Medya soyguncu kodaman sermayenin algı operasyonu adına paraya satılmış yırtık ağzıdır.
Kim başkaları hakkında dayanaksız atıp tutuyorsa bilin ki kendi açmazını ötekilerin üzerine yıkmak yıkmak istiyordur.
Her mahallede bir milyoner kanlı soygun kulübü bizden çaldıklarını bize düşmanlık eden emperyalizmin devletlerinin şirk düzenine şirk kurumları ile birlikte götürmeyi çok doğru buluyorlarmış.
Tutunun kökünüze
Kökü sağlam olmayanlar düşünsün
Dünyanın her tarafına kök salmışsın
Bir çınarın
İkibin beşyüz yıllık bir köküne sahipsin Köksüzler karşında üşüşsün
Masallardan bir kök çıkmaz
Ağaçlar ve bitkiler toprağa tohumla kavuştukları zaman ters yönde uzarlar. Çoğu insan yeryüzü yüzlerinin boyunu görür. Manalı manalı bakan insanlar köküyle birlikte ters yönde benzer bir şekilde ilerlediklerini görür. İnsanlık ve kültürü de öyledir. Gözler ve kulaklar ile alınan bilgileri her insan farklı algılar kiminde kısalık, kiminde uzar. Yaşam devam ettiği müddetçe o bilgi toprağa kök salmış gibi iyilik ve kötülük gibi ters yönde ilerler. Gerçek bilgi yeryüzüne gelince yalanı kovar. Peşinden kovalamak mı aynı yönde ilerlemek. Kötülük yön kaybeder, kaybettirir. İyilik yinede onun da elinden tutar. Kötülük bu iyiliğin asla altında kalmaz, iyiliğin yüzüne görünür sırtından vurur. Kim nereye giderse veya gelirse gelsin eninde sonunda aslına döner.
Önder Karaçay
Yaşadığımız zulüm çağı bizi aydınlanma savaşını vermek durumunda bırakan tüm kötülükleri yeteri kadar sebeple üretmiştir.
İç ve dış düşmanlığın küstahlığının ulaştığı seviye bizi kaçınılmaz bir aydınlanma savaşına vermek ve devrimini yapmak durumundayız.
Sürdürülebilir hiçbir ilkenin kalmadığı bir durum karşısında varlığımızı sürdürmenin uzun ömürlü olabilmesi aydınlanma ile toplumun yeniden tanışması gereğini ortaya koyar.
Biraz daha varlığı sarsmanın sırası geldi. Azgınlık da ivmeyi zaman daraldıkça artırıyor. Ne olacak diye seyirci olarak boşu boşuna seyirci mi kalacaksınız?
Adam oğullarını başlangıç olarak atlayıp peygamberler şehrini ortadoğu da dinler üreten bir anlayışa hapsedenler Urfa Göbekli tepe de tarih oldular.
Varlığın başlangıçı kimdir sorusunun yanıtını Anadolu'nun sırlanmış toprakları adeta haykırarak söyledi dile getiremediler.
Gökyüzünden yeryüzüne bir çığ gibi düşüyordu bulutlar.
Köklü çınarın ve sahibinin avarına yetişircesine.
▪️Önder Karaçay ▪️
Çin'in Hoten bölgesinde 9. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen bir Köktürk sözünü Prof. Dr. Erhan Aydın bakın nasıl yorumlamış.
Köktürkçe olarak söz şu şekilde ifade edilmiş;
✓ Aş bulunçın uk antag tok az ermiş.
Kolektif frekans güç bilinç tınlanım yasası gereği fiziksel bir müdahaleye ihtiyaç duymadan boyut zaman fark ile hedefine ulaşır.
Bu durum en son fiziksel müdahale ile birlikte yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından gerçekleştirildi.
Hile müdahale ile sevgi etik ahlakı devrimi yarım kalınca yüz yıl sonra fiziksel müdahaleye ihtiyaç duyulmayan kozmik devrim bilinci fizik ötesi bir güçle geldi.
Paranın itibar kaynağı olduğu bir toplumda ahlakı itibar kaynağı gören siyaset anlayışını üreten bir toplum ortaya çıkarmak zordur.
İlah gibi görülen siyasi partileri yönetenlerin olduğu örgütlü sistem para ve güç ile biat ve itaat kültürü çaresizliği yönetmektedir.
Örgütlü toplumu bu tür kötü örnekler de aramak bizi doğruya yönlendiremiyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!