Anlatılmamış hikayelerle doluyuz. Anlatılmış olanlar da okuyan ve dinleyen bir toplum olmadığımız için bilinmediği için anlatılmamış gibi doğal bir enerji kaynağı olarak dopdolu duruyor.
Çünkü hikayemizi anlatmak istediğimiz
İnsanlarda bizim gibi dolu, onlarda anlatacak birini arıyorlar. Yaşam belkide bir arayış sürecidir. Bulduklarımızı bizden sonra birileri bulacak. Belki de bu sebeple arkeolojij bir derinlik geçmiş oluyoruz.
Sürekli kendine odaklı yaşadığımız için dinlemeyi ve sırayı ötekilere vermeyi bir türlü başaramıyoruz.
Kimsenin kimseyi anlayabilecek bir boşluğu kalmamış sanki, herkesin guncu daralmış.
Kalmadı kendimizi kendimize hikayelerimizi anlatmaktan başka kimsemiz. Kendimizle baş başayız.
Aşırı yemekten ölenlerin sayısı
Açlıktan ölenlerin sayısını geçti
…/Tarihin kalbi yerinden fırlayacak
Bakmayın en namuslu sözlerin
Derin bir yolculuk yazısı olacak. Daha önce yazarak uyarı yaptım zamanı geldiğinde bilgiler ortaya çıkar rayına oturur ve ilerler. Her ilerleme veya yolculuk yeni bilgiler de tecrübeye ekler.
İlerleme herkes için aynı anlama gelmeyebilir. Her ilerleme birilerine gerileme getirebilir. Evrensel adaletin doğal yasası böyle işler. Beşer düzenlerin işine gelip gelmediğine bakmaz.
Kaldırılması mümkün olmayan ağır sözlerin ortaya çıkarak enerjisini yaydığı dönem başladı.
Devletin dini, dinin devleti olmaz.
Hakikat birdir, hakikat adına yaratan ile yaratılan arasında bir aracı yoktur.
Beklentisiz kozmik devrimin tek bir yurttaş ile tufan mesaja dönüşme sebebi inanç adında örgütlü ve madde güç tehdit kötülüğün sonunun geldiğinin evrensel bilince öz saygı ile devrime dönüşüm bu sebeple yaşanmaktadır.
Yaşam zıtlıkların mücadelesi ile anlam kazanır.
Biri yıkar, diğeri ayağa kaldırır.
Biri atar, diğeri tutar.
Bu tür konuları anlatmak büyük sorumluluk gerektirir. Yanlış anlamaya sebep olmadan bilgi ve enerji aktarmak nitelikli bir kabiliyet görev bilinci gerektirir.
Bu konular neden böyle bir zamanda konuşulur oldu?
Başka zamanlarda yaşanmaz mı?
Demokrasi ile elde edilen iktidar yetkisi genel yarar aleyhine bir çabaya ve yetkiyi veren iradeye karşı gizli bir niyet taşımayan ahlaka denir.
Genel yararı hiçe sayan bir niyet ve sonuç üreten bir temsil ortaya çıkmış ve tüm tehditlere karşı yumuşak karın gereği taviz vererek kendini kurtarmak adına temsil yetkisini verenlerin gücünü kötüye kullanmaya kalkanlar varsa sonları yakındır.
Aynı yakın son yaşanan zulme karşı çıkara satılarak veya korku içinde içine çekilen tepkisiz suskunluktur.
İnanmazsan tanrılar
İnanırsan insanlar ölür
Yaratanı dinsiz seversen
Seni uğruna öldüren din ölür
Hacda görmediği şeytanı taşlıyor
Bunu planlayan şeytana tapıyor
Şeytanını korumak din sanıyor
Gerçek şeytana ise hiç iş kalmıyor
Umre ve hacca ticaret diyor
Televizyon bir icat olarak çok önemli bir gelişme olduğu halde kitle iletişim aracı olarak kitle imha silahı olarak kullanılması şeytanlıktır.
Şeytanlık yapan bir medyası olan bir ülkenin dinci eğitim ve öğretim ile cehaletin ayyuka çıkmış olduğu bir ülkede başka bir düşmana ihtiyaç yoktur.
Sömürgeci ve haddini aşan sermaye reklam karşılığında medyayı satın alıp aleyhimize bir silah olarak kullanmaktadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!