SULARAIMIZ ŞIRIL
Susuzluktan kırılırdık
Komşulara kırılırdık
Hem vurur hem vurlurduk
Sularımız şırıl şırıl şırıl
ŞU NEFSİNE
Ne dostu bilirsin, nede düşmanı
Uyarsan ateşe,atar insan
Dünya'da unutma, dostu şeytanı
Şu nefsine esir, olma Müslüman.
SUSKUNLUĞUM
Hangi türkü çalsa bağrım kanalar,
Sessizce içime akasım gelir.
Gözümde tüterken eski sevdalar,
Dönüp de maziye bakasım gelir.
Süslü kelam istemem, hakikat olsun sözünüz,
Aşık Mahzuni Şerif gibi haykırın, zalime korkusuz yüzünüz.
Abdurrahim Karakoç olun da yazın, millet çarpsın dizinizi,
Aşık Veysel gibi gönül gözüyle görün içinizi.
Lambada titreyen ateş değil, yürek üşüsün bir an,
SUSUZLUĞA ÇARE BİR BULABİLSEM.
Yine kahramanlar gezer dolanır
Susuzluğa çare bir bulabilsem
Kameralar çıkar pozlar çoğalır
Susuzluğa çare bir bulabilsem.
SUTOKTAN BELLİ
Milletin başına çok iş gelecek
Zamlardan bellidir sutoktan belli
Bu işin sonunda felaket gizli
Zamlardan bellidir sutoktan belli.
Süveyda’da Bir İz
(Ömer Tural kaleminden)
Peygamber çiçeklerinden taç yapardık, mor mavi,
Papatyalarda fal tutardık, çocukça, saf ve deli.
Yağmura hasret toprak gibi kokardı içimiz,
Sen gidince ısız kaldı buralar
Gündüzünde gönlü,bastı karalar
Cam kırığı gibi açtı yaralar
Yüreğimde yalnız acısı kaldı.
Uykusuz geceler,seninle dolu
SÜVEYDADA BULDUM SENİ.
Sen gidince ısız kaldı buralar
Gündüzünde gönlü,bastı karalar
Cam kırığı gibi açtı yaralar
Yüreğimde yalnız acısı kaldı.
SÜVEYDAMDA BULDUM SENİ
Sen gidince ısız kaldı buralar
Gündüzün alaca karanlık çöktü
Cam kırıklarına benzer ayrılk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!