Deli eder insanı bu haksızlık
Bu suskunluk
Bu nereye gitiği beli olmayan tren!....
Duyguların şairi Ömer TURAL
DELİ GÖNÜL
Bu günün işini, koyma yarına
Aldanma dünya'nın ,yalan karına
Çökecek Azrail, birgün bağrına
Ölmeden RABİNE koş deli gönül.
DİYELİ
Alem bana kem gözle bakar oldu
Bayraklı teoeye bayrak dikeli
Herkez kendince bir şeyler söyledi
Çirkinin tepeye güzel diyeli.
Umut olup hayalleri yıkanlar
Hayra haramca yaklaşanlar
Sizi kabulenecek toprağa acırım
Hiç bir taşa,
Senin için mezar taşı ol diyemem.
Bir köy var Kuzuyu kurda teslim etmişler.
köyümde Suyu kime teslim etmişler bilemiyorum.
Kimin ne yaptığın bilirim ,ama
Yazıkki doğruyu diyemiyorum.
DOĞA KİNİNİ KUSMAYA BAŞLADI
Dünyanın oluştuğu günden bu yana insanlık olarak çok büyük evrim geçirdik ve değişimler, gelişimler yaşadık, yaşıyoruz hatta yaşayacağız da. Bu gelişmelerin olumlu olduğu kadar olumsuz yanları da oldu. Teknoloji, iletişim ve ulaşım konusunda devrimler yaşandı. Cep telefonlarıyla dünyanın bir ucundaki insanla görüntülü olarak yanındaymış gibi sohbet edebiliyorsun. Eskiden yaya olarak ya da atlarla aylarca şehirlerarası yolculuk yapılırdı. Şimdi en ücra köşelere dahi uçakla birkaç saatte gidip gelebiliyorsunuz. En lüks otomobile isteyen herkes imkânı doğrultusunda sahip olabiliyor. Yapılan duble yollarla ulaşım kolaylaştı. Bir göz odada 10 kişi yaşarken şimdi 2 kişi dubleks dairelerde, villalarda yaşayabiliyor. Kimse dünyada hatta yakın çevresinde ne olup bittiğini bilmiyor, birbirinden habersiz iken günümüzde ise dünyanın her bir köşesinden haberdar olabiliyor. Oturduğu yerden bir tuşla her şeye ulaşabiliyor. Sanal ortam dostlukları kurabiliyor, alışveriş yapabiliyor, herkesle istediği şekilde iletişim kurabiliyor. Bizler teknoloji,
İnsanlar bu kadar değişim yaşarken doğanın yapısıyla oynayıp değiştirirken doğada olduğu yerde kalıp bu insanlar bana ne yapıyorlar diyerek izledi mi? Tabi ki hayır. Kişilerin zaman içerisinde en başta öncelikleri değer yargıları değişti. Amaçları, istekleri, arz ve talepleri, yaşam tarzları, hayalleri değişti. Teknolojiyi değiştirirken kendisini de yeniledi. Toplumsallıktan bireyselliğe ani geçiş yaptı. Kentlerde göç oranları artıkça sorunlar çoğaldı suç oranları arttı. Kişiler arası çıkar sorunları öyle duruma geldi ki toplumsal, ülke hatta dünyada çıkar çatışmaları soğuk savaşların sebebi oldu. Çıkar çatışmalarını hayatlarında taçlandırarak
DOĞA SEKİZLEMESİ
Önsöz
Bu kitapçık, bir yolculuğun hikâyesidir. Denizle başlayıp güneşle biten, karanlıktan aydınlığa, hasretten kavuşmaya, yalnızlıktan bütünlüğe uzanan bir duygu serüveni...
Her şiir, bir doğa imgesiyle örülmüş; her imge, bir insan yüreğinin farklı bir halini yansıtmıştır. Denizde huzur aradık, ormanda sığınak bulduk, ateşte yandık, yıldızlarda kaybolduk, yağmurda ıslandık, dağlarda yüceldik, rüzgârda savrulduk ve nihayet güneşte ısındık.
Seçenek 1 (Doğayı ve Kuşları Vurgulayan):
El ele verelim sahiplenelim
Bir ormana dönsün Bayraklı tepe
Fidanlar dikelim suyun verelim
Yeşerip boy versin Bayraklı tepe.
Dogduğumuz gün mecburları öğrendik
Acıları çileleri ögrendik
Sanki ögrenilecek bir şey yok gibi
Ayrılığı öğrendik özlemi ögrendik.
Bazen kader dedik bagzıda hayat
Bağzan arayıp durduk insanlgı
Doğruluktur Sermaye
Mihraptan yükselir ilahi kelam,
Dürüstlük adıyla verilir selam.
Hileyle kazanılan dünyalık yalan,
Doğruluktur kula tek kalan miras.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!