Ne olur sorma, cennet nerde ve nasıl,
Gitti nebi,hem şurda ne kalmış vâsıl.
Hem düşünme, sorguladıkça sen de batacaksın,
Nedir ki bir karınca karıncadan başka,
Süleyman ol da bil...
Varmak istersen varı yok kılan aşka,
Ben ol da bil...
Bulmaksa hakikati ve buysa nihaî iman,
Sultanı beklemekte ülkem yangın içinde
Demirle yüklenen bulutlar sevda yağmuruyla
Bi yağsa yüreğime belki işte o zaman
Diner ülkemdeki yangınlar...
Güzel, sırrımı ifşa etmiş...duvarlarda,
Ve sokaklarda, söylenmemiş kelimelerim
Bütün sokaklar kalbime çıkıyor, etrafımda
Meraklı şahit binalar, boynu bükük yetim
Gibi geçmeliyim, görmemeliler...
Seviyorum, sevmeliyim ya da
Bir kediyi, kuşu, böceği.
Akıp giden zamana inat dokunmalıyım ellerimle,
Akşam oluyor, gölgeler gidiyor ben kalıyorum,
Usulcayım, kıvrılmışım bi yere, sabahı artık sormuyorum.
Ay gökte, kaldırımlar yerde... bilmezdim akşam düşmeden önce,
Gölgeleri benim sanırdım güneş dağdan yükselince...
Kurtar bizi bu zalim kavimden
Yediğimiz yemekten içtiğimiz sudan
Kurtar bizi insanlıktan,
Yarattığımız tanrıdan kurtar bizi,
Kurtar bizi tüm sevaplarımızdan
Bir dünyam vardı senden önce,
Doğrularım vardı, hayırlarım vardı kendimce.
Dumanı bu kadar içime çekmezdim,
Kuşlara inat kafam yerde yürümezdim...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!