Kardeş kardeşe bu kadar kafamı tutar
En kötü gününde hep ona atar
Dünyaya küsmüşse kaderin elinden
Şaşkınlık içinde hayatı biter
Kardeşim diyerek sana gelmişim
Kardeşlik İklimi
Bir rüzgâr eser derinden, Emre’nin adını taşır,
Yüce dağlar ardında, Ömer’e huzur taşır.
Ağabey ki dağ misali, dik ve sarsılmaz,
Kardeş ise nehir gibi, onunla coşar, durulmaz.
Lise sıralarında başladı yolculuğumuz,
Gençliğin heyecanı, dostluğun saf huzuru,
Seninle paylaştık hayatın ilk adımlarını,
Aynı sofrada ekmeği, çayı, acıyı…
Eviniz bana yuva oldu,
ANİ: TAŞLARIN HAFIZASINDA YAŞAYAN ŞEHİR
Kars’ın yaklaşık 42 kilometre doğusunda, Ocaklı Köyü sınırlarında, Arpaçay Nehri’nin kıyısında yükselen Ani Ören Yeri; binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun en etkileyici tarihî miraslarından biridir.
Bugün büyük ölçüde harabeleriyle ayakta duran Ani, bir zamanlar Kafkaslardan Anadolu’ya açılan önemli bir geçiş noktası ve İpek Yolu’nun üzerinde bulunan büyük bir ticaret şehriydi. Bu stratejik konumu sayesinde farklı milletleri, kültürleri ve inançları yüzyıllar boyunca bir araya getirdi.
Kartalkaya'nın Yaslı Alevleri
Ne bilsin ki insan, tatil diye çıktığı yolda,
Ecel gelip çatmış, bekler bir köşede soğuk havada.
Kartalkaya'nın bağrında yandı 79 can,
Gökyüzü hüzünle baktı, yıldızlar ağlar o an.
Gönüllerde sevgi azaldı bugün,
İnsan insanından kaçıyor bugün,
Dertliyi görenler susuyor bugün,
İnsan insanından kaçıyor bugün.
Kayıp Zamanlar Çağı
Ne bir kalem anlatabildi halimizi,
Ne de cümleler çözdü ahvalimizi.
Şehirler suskun, sokaklar dilsiz,
Bir gülüşe hasret kaldı yüzümüz halsiz.
Bir kelebek olup uçabilseydim
Yaralı gönlümden kaçabilseydim
Şu yalan dünyadan bir ışık alıp
Kararmış kalbime saçabilseydim
Doktorlara sordum bilemediler
KENDİME GEÇ KALDIM
Ömür geçti, yollara düştüm ben
Gönül verdim, kendimden geçtim ben
Bir gün döner, muradıma eririm
Ömür geçti, yollara düştüm ben
Kendimiz Olabilmek:
Günümüzde yaşam koşulları, ilişkiler, ve değerler üzerindeki değişimler, insanları kendi kimliklerinden uzaklaştırma eğiliminde. Herkes bir maske takıp, gerçek benliklerinden saklanarak, kendini tanımaktan ve toplum önünde özgün olmaktan çekiniyor. Halbuki hayat, maskeler ardına gizlenmek değil, cesaretle kendi olabilme sanatı. Bu süreçte, insanlar kendilerine, sevdiklerine ve hayata dair bir dizi çelişki ve zorlukla karşılaşıyor.
Gerçek değerler üzerine düşündüğümüzde, hayatın aslında hesapla değil nasiple yaşandığını görüyoruz. İnsan ne kadar çaba harcarsa harcasın, bazı şeylerin nasipten öteye gitmeyeceğini unutmamak önemli. Bir şeyi fazla kontrol etmeye çalışmak, hayatı gereksiz strese ve kısıtlamalara mahkum etmekten başka bir şey değil. Tam da bu yüzden, olayları olduğu gibi kabul etmek ve nasibimize güvenmek, yaşamı daha anlamlı ve huzurlu kılar.
Kişi kendi yolunu seçerken, kimi zaman cesaretini sınırlandıran toplum baskısıyla karşılaşır. Ne yazık ki, birçok insan, başkalarının onlar hakkında ne düşündüğünü fazlasıyla önemsiyor ve bu endişe onların özgürce kendilerini ifade etmelerini engelliyor. Oysa gerçek bir dostluk, saygının yüreklerde kök salmasıyla başlar ve zamanla sevgiyle yeşerir. Arkadaşlıklar ve dostluklar, aynı yolda yürüyen insanlar arasında oluşan bağlardır; bu yolda en önemli şey samimiyet ve birbirine karşı dürüst olmaktır.




-
Ay Işığı
Tüm Yorumlarelinize yüreğinize kaleminize sağlık.