- Semaya başını kaldırıp, nerelere gidersin?
- Bizimde var bir hayalimiz elbet,
- Gülümsetir mi, üzer mi söyleyeceklerin?
- Sana bağlı, nasıl istersen öyle kabul et.
- Çıkarıyorum fincanları, koyuver kahveyi,
- Nasıl olsa vaktimiz var diyorsun yani,
Naçar gönlüm bilmez misin,
Konulmaz her gülün dalına,
Bülbülün feryadın duymaz mısın,
O da uçarıydı, kandı gülün alına,
Kulak ver ozan ne söyler durur,
Sütten çıkma ak kaşık değilim,
Vardır kusurlarım.
Lakin bilerek zalim de olmadım.
Bir tebessüme eridi buzlarım.
Ona rağmen ben ne isem,
Felaket topu yaptık ya şu koca dünyayı,
Şimdi otur ağla, yan haline yan,
Astık, kestik, kirlettik el birliğiyle,
Şimdi otur ağla, yan haline yan,
Kahır eyledi buzullar bile, dayanmadı çözüldü,
Yarine mektup yazmış kara sevdalı bir can,
İlk hecesinde kabarmış bir harf, yüreği gibi,
Kısa kısa cümleler kurmuş, uzun anlamları olan,
O kabarmış harf, tüm satırların gizemli direği gibi.
Belli ki dolup taşmış, tüm sevenler gibi,
Adımı sorsalar,
Düşünmeden cevap veremiyorum.
Güzel olan ne varsa,
Unuttum, hatırlayamıyorum.
Zaten gel-git akıllı idim,
İçimde ki vadi kana bulanmış.
Önce gözümden, sonra ise,
Yüreğimde ki engin uçurumlardan,
Ruhumun ve bedenimin,
Tüm duvarlarına, çarpa çarpa,
Düşerek can verdin işte.
Ömrümü yazdım mumlar ve gözyaşlarıyla,
Yastık kılıflarım ve perdelerim var benim,
Doldurdum bazalara, kilitli dolaplarıma,
Üstünde yattığım kütüphanelerim var benim.
Bunca eserde tek bir kalem izi yoktur,
Hala penceremin önüne kuşlar konuyorsa,
Kumrular çalı çırpı ile yuva yapıyorsa,
Varlığımı hisseden birileri temaşa ile bakıyorsa,
Yazılmayı bekleyen hikayelerim var benim.
Sebepsiz yere bir gece telefonum çalıyorsa,
Sırtımı yoklama gayrı felek.
Yenildim işte kabul ediyorum.
Bu kez mecalim de yok dikilecek.
Ne hikmetse, kalkmakta istemiyorum.
Sayısını unuttum yediğim tuşların.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!