hayat durmuş gibiydi, tüm zerrelerinde bu durmuşluğu hissedebiliyordu. bir başkasının nasıl hareket edebildiğinin şaşkınlığı içinde tüm gücüyle bakmaya çalışıyordu,aynı kendisi gibi hareket etmeden, sukunetle yatanın yüzüne.
belki görünmeyen alemi görme, öte tarafa bakma çabasıydı bu bakışı.
geçmişte sıfıra çarpılmıştı.mekan da genişledikçe genişliyor içi de aynı ölçüde daralıyordu.
bakarken onun yüzüne ürkememişti aslında.ama anlam dolu o bedenin ceset olduğu düşüncesi var ya... o dehşet hiçbir yere sığacak gibi değildi.anlama, anlatma çabası olmadan baktı.
ne kadarda kokusu gelir mi diye içine çekse de kokladığı ölü ten kokusuydu.
koku tüm bedenine yayıldı, yayıldı... uçsuz bucaksız genişleyen mekan ile beraber.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta