Beni gördümü utanırdı yağmur
Yağmurlar
ıslatmadan akarken kitabımın orta sayfasından aşağı
Camlar sırılsıklamdı
Çünkü yağmurun altında kalan oydu
Islanan ve yanan
Seni dağlardan kopardım tırnaklarımla
Koparırken tırnaklarım kırıldı
Ellerim kanadı
Ölümlerden geçti yüreğim
Yine korkusuzca taşıdı seni
Tam otuz beş yıl aradım
En çok ölmeyişini sevdim
Yenilmeyişini
Direnişini
Kaçışını
Karşı koyuşunu
Sevmeyişini ilk gördüğünü
Senin neyini sevecek
Bu günde çaldılar seni
Bu günde soyulmuş soğana döndürdüler
Aldattılar
Kandırdılar
Bugün de belki güldüler
Şimdi ötmüyor bahçelerde
Çocukluğumda öterlerdi kulağıma
Adına yetişemediğim kuşlar
Rengârenk açarlardı çiçeklerde
Sarı maviydi kanaryalar
Bülbüllerimi isabet ettiremem ötüşünü
İyiki geldim dünyaya
Yaşam bir elime ateş
Diğerine bir buz tutuşturdu
İyiki geldim dünyaya
Başka tutacak elim yoktu
Yanarken donduğumu anlayamadım
İsterim ki dudakların
Hep bir yerlerim de
Bazen dudaklarımda
Bazen boynumda
Bazen avuçlarımda nefesin
Bazen kollarımda sıcaklığın
Sen ölseydin
Yüreğim ölürdü
Taşıyamazdım yaşamı
Yıkılırdım
Tesellim
Yaşıyorsun
Sen dur
Sen bekle
Sıra sanada gelir elbet
Kaç sınır geçtim
Kaç güneş doğdu üstümden
Kaç cenaze
Kader kızgınlığını biriktirmiş
Üstümüze
üstümüze atıyor acıları,
yoklukları,
sefaletleri
Tutacak mıyız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!