Görmeyeli güzelliğin eskimiş
Gülüşün bakışların da eskimiş
Nefretin de yok
Kaşlarını da eskisi gibi çatamıyorsun
Sen kızmasını unutmuşsun
Ben yine olgun insanları severim
Benimde dağlarım
Taşlarım vardı
Bende bir ağacı severdim en çok
Başımda saçlarım
Ve hatta ağzımda dişlerim vardı
Ne zaman fırçalasam parlardı
Ben karımı da çok sevdim
Sevmedim desem yalanım çıkar
Ama daha çok sevdim onurumu
Kendimi, gururumu
Kavgamı daha çok sevdim
İnatçıydım
Şimdi on beşinde bir kızı
Atmak vardı yatağa anasını satayım
Ama olmaz
O
Ne benim sevdiğim müziği dinler
Ne resimden zevk alır
Yürüdüğüm bütün yollar sana gidiyor
gidiyorsa yolların suçu yok
kaçtığım yollarda sana gidiyor
Sen varken
Gül vardı
Gülün dalı vardı
Diken vardı
Bülbül vardı
Yeşil vardı
Bir Köşem vardı
Tabure ve masası olan
Hani bana göre mutfak.
Bir ocak üstünde hep çayı hazır
demi eskimiş.
iki sıra raf,
Hep geç kaldım hayata
Yüz yıl geride yürüdüm
Hayatı boşverde
Sana geç kaldım
Önemlisi
Sen olmasan iyiydi geç kaldığım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!