Bütün iş, insanda başlar, insanda biter,
Vefakar öğretmen gözümde tüter,
Oluru olmazı, durmadan yeder,
Mum misali yanar yanar biter!
Eli öpülesi benim öğretmenim!
Bir gün değil her gün, anılacak,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şiirinizi vew tüm öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü tebrik ediyorum.
Saygımla.
Kaleminizi kutlarım.Şiiriniz vesilesi ile tüm ÖĞRETMENLERİME sağlık ve mutluluklar dilerim
Canlı ve hayata can katan eserler, öğretmenlerin ellerinde şekillenip oluşur. .... Bu kutsal mesleğin mensubu öğretmenlerimize saygılarımla ......... kutluyorum......... güzel şiirinizi...... tüm yüreğimle ve tam puanla. ...... Sarsılmaz
dünyanın en kutsal mesleğini yapanlara selam olsun
Severek okudum eli öpülesi tüm öğretmenlerimize saygıve
sevgilerimi yolluyorum. Selamlarımla.
Öğertmenlerimizin hakkı ödenmez çok güzel şiir değerli ustadım yüreğine sağlık teprik ederim saygılar...
ELİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLERİMİZ TAM PUANLA TEBRİKLERİMLE SEVGİLER
öğretmenler günü şiiriniz güzel olmuş...gercekten eli öpülesi öğretmenlerimiz kıymetini bilmiyoruz...
tebrikler
Muhterem Kardeşim ve dostum. Bir Emekli öğretmen olarak, Öğretmenler günü için yeni bir şiir yazdım. Fakat sayfama asmaktan ve siz değerli kardeşlerime göndermekten utandım ve Okuduğunuz yarım asırlık şiiri gönderdim.
Niçin mi utandım?
Şiirimde Öğretmen Yüce bir sanatkar, İşleyeceği ham maddesi İnsan olaraklanse ediliyordu birden düşündüm. İşlenen bu maddeden neler yapmışız diye. ve gözümün önünden sırasıyla hısızlar, Gaspcılar, edepsizler, katiller, talitciler, yalakalar, yalancılar , Ayyaşlar, uyuşturucu tacirleri, devletini Milletini soyanlar
, hainler sıra sıra geçmeye başlayınca utandım. İlk olarak çok sevdiğim mesleğimden utandım. Bunları kim yetiştidi?..Atatürk ne diyordu:
'Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır' İşte eserimiz diye düşününce utandım.
Şiiriniz gerçekten güzel tebrikler Muhterem Kardeşim. Rabbim sonumuzu hayreyleye
Selam, sevgi ve saygılarımla
Seyfeddin Karahocagil
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta