Öbür Bardak Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
854

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Öbür Bardak

kırılmadık bir yerin var mı,
diye sorma sakın.
insan bazen kemiğinden değil,
kimsenin bakmadığı yerinden çatlar.
üstüne temiz bir gömlek giyer,
sokağa çıkar, selam verir.
akşam kendi sesini duyunca
tanıdık birine rastlamış gibi durur.

gözün görmedi diye
yok mu sandın o sızıyı?
ne kanı akar
ne kabuk bağlar.
bir sözün altında uyur,
bir susuşla yeniden uyanır.
hekim sorsa yerini gösteremem.
elimi nereye koysam
oradan başlar.

çareyi başka kapılarda aradım.
meyhaneye girdim bir gece,
her masada birileri vardı,
herkes birine dönüp konuşuyordu.
meyhaneci, ne içersin? dedi.
sözümü bitirince
masadan kalkmayacak birini.
bardağı önüme koydu,
başını eğip uzaklaştı.

seni seviyorum dedim sana.
o üç kelimenin içinde
bir hasret, bir ev,
uzun bir günün sonunda
açılmasını beklediğim kapı vardı.
sen duyduğun kadarını aldın.
ben geri kalanıyla
geceleri baş başa kaldım.

bazen yalnızca sarılmanı istedim.
insan her derdini anlatamaz.
bir omza başını koyar,
o omuz anlasın ister.
sen ellerimi tuttun bir gün,
üşümüşsün, dedin.
doğruydu.
ne zamandır üşüdüğümü
sormadın.

sevenin altını üstüne getirip
karşıma geçtin sonra,
ne oldu sana böyle?
güldüm.
bir evi dağıtıp
kırık camları niye toplamadın
diye sorulur mu?
ben cevap ararken
sen kapının yerini ezberliyordun.

sana kızdığım geceler oldu,
kendime daha çok kızdım.
insan gidene bir kez bakar da
beklediği kapıya yüz kez bakar.
ayak seslerini öğrendim sokağın,
hiçbiri seninki değildi.
yine de her seferinde
yerimden kalktım.

geceyle de konuştum.
bu kadar uzama, dedim.
ben aynı saatte geliyorum, dedi,
sen uyumuyorsun.
haklıydı namussuz.
pencereye bir dal vurdu,
yerimden fırladım.
rüzgar bile öğrendi
hangi sesle kandıracağını beni.

uyku kaçınca
evin bütün sesleri çoğalıyor.
musluk bir kez damlıyor,
ben bir ömür sayıyorum.
yastığın öbür yanı boş,
elim alışkanlıktan uzanıp
orada bir an duruyor.
sonra yavaşça geri çekiliyor,
beni uyandırmamak ister gibi.

sabahın suçu ne, bilmiyorum.
güneş doğuyor,
çaydanlık kaynıyor,
sokaktan ekmek kokusu geliyor.
her şey kaldığı yerden sürüyor.
ben dolaptan iki bardak çıkarıyorum.
birini kaldıracakken
kapıya bakıyorum.

şimdi iyiyim diyorum soranlara.
insan her önüne gelene
içindeki evi gezdiremez.
masayı siliyorum,
sandalyeleri düzeltiyorum,
pencereyi açıyorum.
gün batıyor, ev kararıyor.
öbür bardakta
çay çoktan soğumuş oluyor.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 00:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!