O SON KİBRİT
Hani akşam çöker ya birden,
Öyle sessiz, öyle usul usul...
Kapanmayan bir kapı gibi durur göğsünde.
Çay kaynar ocakta, su fokurdar
Küllenmiş saatlerin arasında.
Gelir o namert sessizlik,
Kurulur salonuna.
Senden önce soğur bardaktaki çay.
Ne bir can yoldaşı vardır evde,
Ne de demlenen bir nefes.
Hele bir eski ses düşmesin aklına...
Kül sandığın yerden yeniden başlar yangın.
Unuttuğun o en ufacık detay,
Demir leblebi gibi dizilir boğazına.
Yıllar önce bir omuza konmuş o dalgın el...
İnsanın unutuldu sandığı
ne varsa bir gece kalkar gelir.
Kalleştir felek, hiç şaşmaz hesabı
Gün gelir, insanı saçlarından tutup bırakır
o kimsesiz,
o rüzgârlı,
o karanlık merdiven sahanlığında.
Elin cebinde,
Anahtarın avucunda,
Kapın karşında...
İçeri girecek bir ses yok.
Bazen bir omuz
bir ömrün devrilmesini engeller.
Orada olduğunu bilmek,
İnsanın gecesini sabaha çıkarır.
Akşam işten dönerken o yokuştan,
O eski binanın önünden geçiyorsan,
Geçme hemen.
Dur.
O döküntü binanın önünde
bir dakika fazla soluklan.
Kendi kapısının anahtarını
Cebinde bir namus gibi taşıyan herkes
Gün gelir, o anahtarın dışarıdan çevrilemeyeceği,
Duvarların yüzüne dik dik baktığı,
Pencerelerin sokağı,
Sokağın insanı unuttuğu
O zifiri akşamla sınanır.
Sokak geçip gider önünden kimse dönüp bakmaz.
Sokağa sırt çevirmek,
Zindan...
İnsan bazen
kendi evinin mahpusudur.
Bir kapı çalınıyorsa içeride,
Kulak ver o yankıya.
Belki bir ihtiyar,
Belki bir çocuk,
Belki ömrünün yarısını gurbetin taşına gömmüş bir garip
Bekliyordur bir merhaba sesini.
Karanlık büyür.
Kendi karanlığından artan
O son kibriti yak.
Rüzgâra karşı.
Kora karşı.
Bir başkası yolunu bulsun diye.
Rüzgâr varsa ellerinle koru.
Yağmur yağıyorsa göğsünü siper et.
Kendi gecenden bir parça ışık kopar.
Bırakıver
Karanlıkta kalmış birinin önüne.
Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 3.10.2026 11:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!