yıllar yılı şakaklarında beyaz korkular biriktiren
her karanlıkta dişleri birbirine vura vura titreyen
uykusuzlukla nikahlanıp uykulu gözlere bıçak bileyen
cam kavanozlarda renkli bilyeler avuç avuç
hepsi eski tozlu bir bavulda yüküm ağır yolum yokuş
kan ter içinde nefes nefese ve yorgun
şimdi geçmiş elimde susuz kalmış bir fesleğen gibi solgun
kokusuz,kuru,çelimsiz...
nadasa bırakılmaya dahi haceti kalmamış
bir avuç toprak kadar verimsiz
O BENDİM...
gözlerinde yıldızları göremediğiniz kız çocuğu
üstü karalanmış defterlerde idi tüm haylazlıklarım
ve hiçbir eylemim nefsi müdafa değildi
yaşama kasıtlı kinlendi yüreğim neyse yaptığım
hesabı kitabı bi tamamdı.
Kanundaki karşılığı ağırlaştırılmış müebbett
O BENDİM...
and içtim barışacaktı ruhum kendi karanlığı ile
dünyamda hiçbir ayrımın adı geçmeyecekti
tüm taraflarım ve tüm kutuplarım birdi
and içtim bu düş gerçekleşecekti
ve şimdi tüm yollarım birleşmekte bir bir
geçmişim er geç yüzüme gülümseyecekti :)
O BENDİM...
şimdi elimde eteğimde ve varsa tozlanmış
tüm suretler silik tüm fotograflar flu
ve geçmişle husumetim karşımda
hesap vakti geldi çattı
alnımda boncuk boncuk dökülmekte günahlar
ESKİ AHŞAP BİR MASADIR ARENA
bir bilek güreşinde yendim geçmişimdeki laneti
ve yenilmişliğin huzuru ile gülümsüyor çocukluğum....
O BENDİM...
ardından el sallıyorum galibiyetin verdiği hazla
biraz uyumak istiyorum artık bunca yılın uykusuzluğu bir hayli fazla
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını