Sana olan aşkım söndü
Bilme artık, lâzım değil.
Zaman geçti devran döndü
Gelme artık lâzım değil.
Acı, zulüm, kan, gözyaşı ve ölüm
Yüreği yaralı Mescid-i Aksa.
Olmazdı zalimin ensesi kalın
Müslümanlar bir ve tek yumruk olsa.
Ben ölürsem ara sıra okuyun
Mısralarım boynu bükük kalmasın.
Göz önünde gölge bir yere koyun
Kara yazıların rengi solmasın...
Mısralara koca ömrü sığdırdım
Kolay gele, bulgur döven bacılar,
Gıcırdayan kağnılardan ne haber.?
Gidenin ardında kalır acılar;
Eski güzel anılardan ne haber.?
İşlerimiz kolay, aşımız kuru,
Bir noktayım hiçliğin ortasında
Ben, benim içimde, sanki yâdelde
Yaşıyorum gölgeler arasında
Ruhum etten, kemikten bir zembilde.
Yürüyorum, sanki bir görünmezim
Gönüller Uhud dağı, mümin her an savaşta
Okçular tepesini boş bırakma ha sakın.
Şeytanın askeri çok, nefsin ise en başta
Hayatlarımız yarım, muratlarımız yarım
Dünler bugüne hasret, bir muammâdır yarın.
Koparıp alır zaman, parça parça ömürden
Firavunlar vazgeçmez rahatından,
Ne diyeyim bilemedim oyy kuzum.
İnmiyorlar ot yiyenin sırtından;
Sende cennet sofrasında doy kuzum..
Yalnızlık yordu beni desem de inanmayın
Ben kendimle başbaşa kalmayı seviyorum.
Yazdan kalma bir gün mevsim sonbahar
Güller solmuş bülbüllerde matem var Tükenmek üzere düşen yapraklar
Son yaprak düşmeden yetiş ey Nebi! Baharlarınla gel!
Özledik seni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!