Neleri verirdim neler, seni görmeye
Açıp kolları sarsaydın eskisi gibi
Can atardım koşa koşa sana gelmeye
Sarıp bağrına bassaydın eskisi gibi
Gözlerimi yumup da, kaybolsam zamanda
Açınca da olsam, kapındaki harmanda
Kayboldum ninem iki kapılı bir handa
Sesini duysam, kızsaydın eskisi gibi
Tandırın şurtlarına vursaydın lavaşı
Yanında olsaydı tereyağla lor tası
Silinseydi nineciğim, midemin pası
Dürümü dürüp sarsaydın eskisi gibi
İstkanlarını koysaydık bakır siniye
Doldursan ağartıyı, torunum ye diye
Namazı yetiştirmek için ikindiye
Paharda abdest alsaydın eskisi gibi
Yine gözlerime baksaydın derin derin
Görünseydi, gönlümde ki sarayda yerin
Çayırda otursak, esseydi serin serin
Saçlarımı okşasaydın eskisi gibi
Küp içinde gendimeye parayı saklar
Yorgunluktan oturduğu yerde sayıklar
Nasırlanmış ellerin, çatlamış ayaklar
Koyunlarını sağsaydın eskisi gibi
Hasret kör düğüm, unutmam ölene kadar
Ne sen gelirsin nede ben, aşılmaz duvar
Ah nenem, sevmekten büyük sermaye mi var
Dualar edip dursaydın eskisi gibi
Beraber vursaydık tarlalarda yığını
Bir kez daha görseydim, beni sardığını
Doya doya öpsem, elini ayağını
Derdime derman olsaydın eskisi gibi
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 05:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!