Göremedim maskeleri
Hata benim, hata benim!
Yiyip durdum fiskeleri
Hata benim, hata benim!
Her güleni dost sandım ben
Sanki bir balyoz indi gönlümüzün örsüne
Ne varsa dümdüz oldu Elazığ'dan Mersin'e
Büyük kıyamet koptu, her şey döndü tersine
Zaman durmuştu sanki, kâbus gibi bir ândı
Hatay'ın acısıyla yüreklerimiz yandı
Hakikat gülleri burada açar
Tohma Kanyonu’nda karsın Zaviye’m! ...
O iri güllerin rayiha saçar
Gönlümün ışığı, yârsin Zaviye’m! ...
İrfanın yurdusun; ilimsin, fensin
Gölgeni gölgem saydım, alın yazımsın benim
Gözlerimde kanlı yaş, kırık sazımsın benim
Sevda denizlerini taşıran son damlasın
Çoğa değişmediğim azdan azımsın benim
Bana umman görünür gözlerine bakınca
Kalbim gülzara döner hasret közü yakınca
İçim içime sığmaz, coşarım çocuk gibi
Gönül şimendiferi sana doğru akınca
Zamanın oluğundan akar gider geceler…
Bir hüzzam bestesidir, yakar gider geceler…
Hüzün süvarileri çarmıha gerer beni
Hicranın göklerinde çakar gider geceler…
Sakın unutma dününü!
Geçmişin geleceğindir.
Yaşa, yaşat her yönünü!
Geçmişin geleceğindir.
Yarınlar dünde karılır
OSMANLI DEVLETİ'NİN KURUCUSU VE İSİM BABASI: OSMAN GAZİ
M. NİHAT MALKOÇ
Altı asır boyunca yaşayan Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve isim babası olan Osman Gazi 1258 yılında Bilecik'in Söğüt ilçesinde doğmuştur. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan olan Ertuğrul Gâzi' nin oğludur. Annesi Halime Hatun'dur.
Osman Bey üç kardeşin en küçüğüydü.1281 yılında Söğüt'te Kayı Boyu'nun yönetimine geçtiğinde henüz 23 yaşındaydı. Ata binmekte, kılıç kullanmakta ve savaşmakta çok mahirdi. Aşiretin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı olan Mal Hatun'la evlendi. Bu evlilikten ilerde Osmanlı Devleti'nin başına geçecek olan oğlu Orhan Gazi dünyaya geldi. Yine Osman Gazi 1289'da Şeyh Edebali’nin kızı Rabîa Bâlâ Hâtun'la evlendi. Böylece gücü ve etkisi daha da arttı. Bu hanımından da Şehzâde Alaaddin dünyaya geldi.
Babasından 4800 kilometrekare olarak aldığı toprakları kısa denilebilecek bir zamanda 16.000 kilometre kareye çıkaran Osman Bey’in Orhan ve Alâaddin dışında da çocukları vardı. Bunlar Fatma Hatun, Savcı Bey, Melik Bey, Hamîd Bey, Pazarlı Bey ve Çoban Bey'dir.
“Rûhâniyetli şehirdir Bursa…”(Evliya Çelebi)
I.
kadim bir çeşmenin çatlağından sızarken zaman
kubbelerin gölgesinde asılı durur dualara tutunan âminler
gecenin koynunda uyur geçmişin nurdan izleri
Zaman nehir gibi aktı
Geçti bizden, geçti bizden!
Hasret içimizi yaktı
Geçti bizden, geçti bizden!
Boşmuş para, mal, mülk, arsa...




-
Ahmet Güngör
-
Hamiye Alkış
-
Necmi Ünsal
Tüm YorumlarBir balıkçıymışım karadaki,
üzülmüştüm halbuki,
anana babana derinden
tatlı babanın götünden
Balıklar gelir gider,
önemli olan unutmaktır derinden.
anana gireyim götünden sevmediysen götünden
Antoloji ile tanışalıdan beri M.Nihat Malkoç u çok okudum. Akıcı uslubuyla yazılmış her türlü yazısını takip etmeye çalışıyorum.Güzel,anlaşılır bir dille bilgi dehasını harika bir şekilde kullanarak, Türkiye nin şu anda içinde bulunduğu gerçekleri, bütün açıklığı ile kaleme alabilen ender bir evlat ...
Antolojide yeni tanıdığım şiirleriyle temayüz etmiş ender
şahsiyetlerden biri.
Şiirleriyle ustalığını mısra mısra ortaya döküp sergilemiş
kuvvetli bir kalem.
O'nun şiirlerinde madde ile mananın ahengini görürsünüz.
Selam olsun şair yüreğine...
Selam olsun şair do ...