Denizli'nin medar-ı iftiharıydı Musa
Eğilmeyen başlarda taçtı Merkez Efendi
Şöhreti âfet gördü, itti elin tersiyle
Şeytandan kaçar gibi kaçtı Merkez Efendi
....şekerden sonra...
Duydum ki pankreas küsmüştür bana
Selâmı, sabahı kesmiştir bana
Yemeyi içmeyi kısmıştır bana
Sanki yedim dedim, farz et ki doydum!
Yüreğim Leylâ diye seni tanıyor gülüm!
Gönül lâle devrini her gün anıyor gülüm
Şimdi Mecnûn misali uzağına düşmüşüm
Yüreğim bir yanardağ, canım yanıyor gülüm!
Âşığı usandıran sevdiğinin nazıdır
Yâr alnındaki yazı, alnımdaki yazıdır
İçimdeki mezarda mahşeri bekler sırrın
Mâzide her ne varsa içimde bir sızıdır
Bulutla söyleşirsin dağların arasında
Hüzün yuvalanmıştır bahtının karasında
Evlâtların yanmıştır hasretin çırasında
Aşılmaz engelleri aşansın Köprübaşı!
Hatıralarımıza nişansın Köprübaşı!
Nevbahar kokuyorsun, leylak sinmiş terine
Bir dünya sığdırmışsın gözlerinin ferine
Leonardo da Vinci keşke seni görseydi
Elbet seni çizerdi Mona Lisa yerine
Sen; sırtı yere değmeyen Koca Yusuf’sun Kırkpınar’ın er meydanında
Sen; Aslı’ya varmak için külüngüyle değil, yüreğiyle dağları delen Ferhat’sın
Sen; aydan arı sureti Nil’in kenarında unutulan, Züleyha’nın Yusuf’usun
Sen; yarınlara gönül dolusu selam gönderen, ıssız dağ köylerinin kardelenisin
Sen; sekiz asır evvel yola çıkıp katıksız en saf sevgiyi bayraklaştıran Yunus Emre’sin
Sen; kör karanlıkları boğan, seherlerde üstümüze doğan fecrin aydınlığısın
Gölgeni gölgem bildim; yuvam, yurdum, yerim yâr
Sensiz gönül bağımdan alamadım verim yâr
En büyük esarettir uzağında özgürlük
Gözlerinin hapsinde müebbet isterim yâr
GÖNLÜMÜN DUYGU MİMARLARI
M.NİHAT MALKOÇ
Her insanın sevdiği,kendine yakın bulduğu ve benimsediği şâir ve yazarlar vardır.Onların fikirleri,üslûpları ve bakış açıları model olur sevenlerine…Daha sıcak buluruz bu kalemleri kendimize ….Tercih sebebimiz olur ruh dünyalarındaki çalkantılar,gel-gitler….Yazarken tesirleri altında kalırız farkında olmadan…Kâğıda döktüklerimiz her ne kadar orijinal olsa da onların üslûbundan izler taşır.
Sanatta etkilenme kaçınılmazdır.Hangimiz güzel bir şiir okuyup da ondan etkilenmeyiz ki? ...Tesiri altında kaldığımız eserler bilinçaltına yerleşir.Duygularımız kabarınca da ona benzer bir şeyler yazmaya kalkışırız.Ama o sadece ilham kaynağımız olur.Körü körüne taklit etmeyiz onları.Hareket noktası olur eserleri bizim için…Taklitle hiçbir yere varılamaz zaten.Taklit eser her ne kadar güzel görünse de orijinalinin yanında sönük kalır.Onun için sanatta etkilenmeye hoş bakabiliriz ama taklide asla! ...
Beni de etkileyen,sarsan,ruhumu harekete geçiren şâir ve yazarlar da vardır şüphesiz…Onları okuyunca bambaşka bir atmosfere girer ruhum…Heyecanlanırım…Kalbimin atışları hızlanır…”Hah işte sanat bu,söz böyle söylenir.Sanki içimden geçenleri okuyup ebedîleştirmiş…vs.” derim.Bu kalemlerin sayısı iki elin parmakları sayısıncadır ancak.
Nil’den taştı sular Karadeniz’e
Gönüllere aktı Muhammed Salah!
Bengisu misali can kattı bize!
Bir meşale yaktı Muhammed Salah!
Mısır’ın sultanı tahta oturdu




-
Ahmet Güngör
-
Hamiye Alkış
-
Necmi Ünsal
Tüm YorumlarBir balıkçıymışım karadaki,
üzülmüştüm halbuki,
anana babana derinden
tatlı babanın götünden
Balıklar gelir gider,
önemli olan unutmaktır derinden.
anana gireyim götünden sevmediysen götünden
Antoloji ile tanışalıdan beri M.Nihat Malkoç u çok okudum. Akıcı uslubuyla yazılmış her türlü yazısını takip etmeye çalışıyorum.Güzel,anlaşılır bir dille bilgi dehasını harika bir şekilde kullanarak, Türkiye nin şu anda içinde bulunduğu gerçekleri, bütün açıklığı ile kaleme alabilen ender bir evlat ...
Antolojide yeni tanıdığım şiirleriyle temayüz etmiş ender
şahsiyetlerden biri.
Şiirleriyle ustalığını mısra mısra ortaya döküp sergilemiş
kuvvetli bir kalem.
O'nun şiirlerinde madde ile mananın ahengini görürsünüz.
Selam olsun şair yüreğine...
Selam olsun şair do ...