Var git yarime.
Bir yalan söyle.
Yalandan kim ölmüş ki.
Bakalım hangi yalana inanacak.
Var git yarime.
Ve sonra ne mi oldu ?
Karlı yollar açıldı
Buzlar çözüldü
Kuşların kanayan kanatları sarıldı
Umuda salındı
Bin atlı ikinci dünya savaşından galip döndü
Duman mı kaçtı gözlerine ?
Hayır, ağlıyorum anne
Ama neden ki ?
İstediklerini aldım ya kuzum
Ne ustayım, ne bekçiyim, ne inşaatta işçi.
Ne avukatım, ne öğretmenim, ne de dişçi.
Meteliksiz,
Yevmiyesiz bir şairim.
Bileğimin gücü, alnımın teri, az da olsa emeğim.
Üç yüz altmış beş gün geldi geçti
Yokluğun Kerem gibi dağları deldi geçti
Kavuşalım diye gözlerim yollarda
Gönlüm yüreğime umutlar biçti
Ooof ooof gelmedin
Allah kahretsin
Yer
Gök inler
Güneş mutlulukla doğar
Hüzünlü bulutlar küme küme dağılır
Yıldızlar sabaha kadar uyumaz
Ve Gaziantep
Fransızların elinden kurtulur
Kimileri kaçar, kimileri yaralı, kimileri ölür
Kökleri kurutulur
25 Aralık 1921'den beri
6.317 şehitlerle anılır
Radyo da güftesi buruk ölmeyen şarkılar
Zeki Müren söylüyor
Kemanlar öyle içli
Ud’lar öyle dertli ki
Yanaklarımdan ince ince yaşlar süzülüyor
Radyo da güftesi buruk ölmeyen şarkılar
Zeki Müren söylüyor
Kemanlar öyle içli
Ud'lar öyle dertli ki
Yanaklarımdan ince ince yaşlar süzülüyor
Bir kuş gibi titrer bedeni
Üşürdü
Odun kömür nasıl alacağını düşünürdü
Bir ayağı aksak yürürdü
Yağmurlarda karlarda gidemez bakkala
Kaç gün önceden aldığı ekmeği bölüşürdü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!