Çalamadığım sazın teli kopsun
Hicazdan makamlar ayrılık koksun
Ey dinsiz imansız adam
Kalbime saplanan ateşten oksun
Susturamadığım keman inlesin
En tatlı uykunu böl
İster hasta ol ister öl
Vermek için döl
Çalışacaksın
Gece vardiya gündüz mesai
Öyle bir destan ki
Zaferle damgalı
Ve öyle bir tarih ki
Ne adı değiştirilir
Ne de akıllardan silinir
18 Mart 1915' ten beri
İçin ısınır
Çay getireyim abime dedi, çaycı
İçmem dedim
Neden abi paran mı yok dedi
Soğuk
Ne tadı var, ne şekeri var dedim
Allah’a mı havale ettiler
Yüzünü şeytan mı görsün dediler
Arayıp sormuyor kimseler beni
Adıma zalim, nankörsün mü dediler
Ve İzmir
Yunan'lıların elinden kurtulur
Kimileri ölür, kimileri kaçar
Kökleri kurutulur
9 Eylül 1922'den beri
İzmir'in o yüce dağlarında
Sevmeyebilirsin…
Ama zararda verme
Su vermeyebilirsin…
Ama su kabını da devirme
Size dost olanları başınıza TOPLA’yın
Çıkarları olanları hayatınızdan ÇIKAR’ın
Bir daha yapmasın suçlarını yüzüne ÇARP’ın
Aş’ınızdan, ekmeğinizden ona da BÖL’ün
Gözlerimde dinmez Kasım'ın yağmurları
Saçlarımda erimez Şubat'ın karları
Doğmaz bahtıma güneş
Ömrüme çığ düş/tü
Baharları istemiyorum
Son '' 1 gün '' kaldı ekim'e
O kadar ekimler geldi geçti gelmedin
Ama yine diyorum
Gelirsen '' ekim'e " kadar
Gelmezsen…..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!