Karadeniz’in güzel yaylalarında muhterem ablamızı tanıdım
Büyük İskender misali Trakya’dan bir sefere başlamış.
Emrine amade üç beş askerlik ordusuna ben de katıldım
Pek muhterem ablamız, saçı kısa, gönlü uzun bir kadınmış
Sezar, Zile’ye kadar hiç direnç görmeden gelmişti
“Geldim, gördüm, yendim” demesi zahmetsiz zaferden.
Neriman Abla da Doğu Karadeniz’i fethetti
“Geldim, çaldım, oynadım” deyip geceler çaldı felekten
Rahmetli eniştemizi çoktan Hakk’ın rahmetine teslim etmiş
Allah şahit, her gece onunla konuşmadan edemez
Gündelik işlerini eşine sormak şart imiş
Enişte karşı çıksa da bizimki asla dinlemez
Onunla Sarp Kapısı’ndan geçip Batum’a bile gittik
Poseidon abayı yakmasa bile, meşhur yabasını kırdı.
Kıskanç Medea bir fenalık etmesin diye ona dikkat ettik
Neriman, sallana sallana Avrupa Meydanı’nı birbirine kattı.
O, Trakyalı terzilerin piri, görkemli bir dikiş tanrıçası
Önce Medea’nın ağzını bez parçası gibi yırttı
Sonra Batum’a imza atar gibi dikiş atması
Cadılık savaşında büyüklük Neriman’da kaldı.
Ali ve Nino bile kederli içlerinden tebessüm ettiler
Islak bir Batum gecesinde güngörmüş bir yıldız parladı
Neriman'ın aklı Batum'a da Trakya'ya da yeter dediler
Yine de kaç tahtası eksik, kimseler doğru sayamadı
Ablamız Hızır gibi her daim olay mahalinde
Ele avuca sığmaz sabunlar gibi pek kıvrak
Ne yapsın herkese yardım etmenin derdinde
Öyle boşu boşuna değil canım her şeye maydonaz olmak
O, uzun yolların kahrını şarampole yuvarlayan oynak bir ilaç
Elinde şişesi, dilinde şarkısıyla âlem kadın Neriman
Yürek ısıtan kahkahasına her Âdemoğlu muhtaç
Bir gün bile olsa, yüzünü asıp da etme bizi perişan
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 23:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!