Nefha
Nedir bu kaçış, pür telaş gözlerimden?
Ucuz değil benim ölmelerim
ve sevmelerim.
Nedir bu süfli bakış, salya sümük ağlayış?
Suçsuz değiliz, ikimiz de zanlı, ikimiz de tövbesiz.
Hani tez kaza karşılaşsak bir yerde,
yeniden eskisi gibi...
Yani nasıl desem, özlem olmasa mesela,
ayrılığı ilkesinden alıp ülkesine göndersek,
hüzün hiç uğramasa bu kasabaya,
ben izdüşler arasından baksam sana...
Olmuyor nefha, çift dikiş tutmuş bu acılar.
Bıçak darbesi gibi öyle insafsız
tesadüf karşılaşmalar,
cana musallat yürek ivmeleri...
Zormuş böyle yaşamak, desene.
Gafil avlandım.
Sevda oltasına takılı kalmış balık kadersizliği...
Çaresizdim nefha, kusura bakma.
Yakamoz serptim denize senden sonra.
Balçıkta güneş yetimdi, matemsi bir silsile iç dünyamızda.
Oy nefha, dipsiz okyanusta nefessizdim.
Kör dilsiz şahidin insafına kaldım.
Yok oldum her defasında.
Yüreğimdeki ateş cehennemden hallice.
Göz perdeleri siyah dertlerimizin, nicedir mutsuz çocuklar...
Şimdi sustur bu gürültüyü yüreğimden.
Sustur... Bu defa.
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 03:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!