Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • şiir03.04.2009 - 23:10

    Haz ve Izdirap
    Sonra bir kadin konustu:
    'Bize haz ve istiraptan bahset.'

    Ve o cevap verdi:

    'Hazziniz, istirabinizin maskesiz halidir.
    Ve kahkahanizin yükseldigi ayni kuyu,
    sik sik gözyaslarinizla dolar.

    Baska türlü olabilmesi mümkün müdür?
    Istirabin içinize kazidigi alan ne kadar
    derin olursa, o denli çok hazzi içerebilir.

    Ve sarabinizi tasiyanla, çömlekçinin firininda
    yanan ayni kadeh degil midir?

    Ve sesi ruhunuzu oksayan lavta, daha önce
    biçaklarla oyulan tahtayla bir degil midir?

    Kendinizi neseli hissettiginizde
    kalbinizin derinliklerine inin.

    Farkedeceksiniz ki, size bu sevinci veren,
    daha önce üzülmenize neden olmustu.

    Üzgün oldugunuzde, tekrar kalbinize dönün.
    Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan
    bir sey için agliyorsunuz.

    Bazilariniz, 'Haz, istiraptan daha anlamlidir' der;
    digerleri ise, 'Hayir, istirap daha anlamlidir'.

    Bense, ikisi birbirinden ayrilamaz, diyorum.

    Onlar beraber gelirler.
    Ve siz, bir tanesiyle masanizda otururken,
    unutmayin ki, digeri de yataginizda uyuyordur.

    Gerçekte siz, hazzinizla istirabiniz
    arasinda bir terazi konumundasiniz.
    Sadece bos oldugunuzda, hareketsiz
    ve dengede kalabilirsiniz.

    Bir hazine avcisi, altin ve gümüsünü tartmak için
    sizi kullandiginda, haz ve istirap kefeleriniz,
    ister istemez, yükselip alçalacaktir.'


    Halil Cibran