Oturacak bir sandalye dahi bulamayıp ayakta kalakalınca Ve bir yudum su bile verilmeyip öylece susayınca Yani Aşk maya tutmayınca gönülde Gündemine giremeyince ... Nasıl da alaycı Nasıl da acı...
Cürmüme ve cirmime bakıp da Beni azaba düçar etme... Güle, gülmek yakışır. Güneş gibi, Toprak gibi, Su gibi, Bir anne gibi... Sen, Bütün sırların Ve bilgeliklerin ötesinden Uzat elini...
Yıllar var ki Rüzgarın önüne kattığı bir kuru yaprak gibi iradem ellerine teslim... Sensizlik diyarında yiv kıra kıra İçin için yanıyorum...
Sessizliğinin mengenesinde sıktıkça beni
Nasıl taklalar attığımı
Nasıl şekilde şekle girdiğimi
Nasıl balataları yaktığımı
Bilmiyorsun tabi...
Aşağılık bir yöntem kullanılarak, şerefli bir hedefe varılmaz..
Seyyid Kutub
Üstün gelmek...
Haklı çıkmak...
Hazır cevap olmak...
Taşı gediğine koymak...
Taş atıp birinin kafasını gözünü yaracak, kalbini kıracaksam
Ben haksız olayım
Bırak ora da gedik kalsın...
Gel desen gelemiyo’sun
Git desen gidemiyo’sun
"Külli hâlin yezûlü"
'Her hâl geçicidir', geçici olmasına da
Ba'de harabi'l-basra !
'Basra, harap olduktan sonra' !
Oturacak bir sandalye dahi bulamayıp ayakta kalakalınca
Ve bir yudum su bile verilmeyip öylece susayınca
Yani
Aşk maya tutmayınca gönülde
Gündemine giremeyince
...
Nasıl da alaycı
Nasıl da acı...
Alıp başını uzaklara gitmiş. Mekanı cennet olsun
Bana, yarın değil,
Üç hafta, beş ay sonra değil...
Bana, şimdi !
Kırılganlığımda...
Zayıflığımda...
Gelme,
Kaybolacaksan eğer, en muhtaç ânımda !
Çimen kokusu
Mandalina kolonyası
Tütün
Sar beni parfüm dokunuşlarınla
Büsbütün !
Cürmüme ve cirmime bakıp da
Beni azaba düçar etme...
Güle, gülmek yakışır.
Güneş gibi,
Toprak gibi,
Su gibi,
Bir anne gibi...
Sen,
Bütün sırların
Ve bilgeliklerin ötesinden
Uzat elini...
Yıllar var ki
Rüzgarın önüne kattığı bir kuru yaprak gibi iradem ellerine teslim...
Sensizlik diyarında yiv kıra kıra
İçin için yanıyorum...
"Tamam" dediğim, sen nasılsın?