Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Rabia Acar
Rabia Acar

Dünya bütün insanları doyuracak servete sahiptir ama bütün insanların hırslarını doyuracak zenginlikte değildir! Mahatma Gandhi

  • serbest kürsü14.10.2019 - 09:28

    Çok duyduk Vatan diyenleri... Bedellide herkesten önce sıraya girdiler!

    Başkalarının çocukları üstünden ne kolay konuşuyorsunuz!

  • serbest kürsü14.10.2019 - 07:30

    Siz önce içinizdeki öfkeyi kini temizleyin bozkut bey...

  • serbest kürsü12.10.2019 - 13:11

    Don Kişot Özeti

    I. Bölümdeki Olaylar:

    Don Kişot, italya'da Mancha eyaletinde, küçük bir köyde yaşamaktadır. Sürekli olarak şövalye hikâyeleri okuyan Don Kişot, zamanla dünyayı şövalye hikâyelerinde olduğu gibi görmeye başlar. Eski çağlardaki şövalyeliğin canlandırılması gerektiğine inanır. Bir gün, aklını iyice yitirir, kendisini son seyyar şövalye zanneder. Evindeki eski, paslı zırhları, kılıçları kuşanır. Ezilen halkı kurtarmak için çok mükemmel zannettiği sıska atına binerek yollara düşer. Kendisine bir de aristokrat bir sevgili bulmalıdır. Yolda rastladığı çirkin bir köylü kızını çok güzel ve soylu olarak görür ve kendisine sevgili olarak seçer. Artık tek istediği şey, ona resmi şövalyelik unvanı verilmesidir. Bunun İçin de başarılar kazanmak zorundadır.

    Yolda bir hana rastlar. Hanı şato sanmaktadır. Hanın (şatonun) sahibini lord olarak görür, kendisini şövalye yapmasını ister. Hanın sahibi, onun zararsız bir deli olduğunu anlar, lordmuş gibi rol yapar. Don Kişot, resmi olarak şövalye unvanını aldığına inanarak gururla köyüne döner. Yolda, Sancho ile karşılaşır. Ona büyük bir servet vaat ederek uşağı olmasını teklif eder. Sonra tacirlerle karşılaşır. Onlara sevgilisi Dulcinea'nin çok güzel bir kız olduğuna inandırmaya çalışır. Onlar da Don Kişot'u döverler.

    Don Kişot, bu sefer yolda yel değirmenlerini insanlara kötülük yapan devler sanır. Onlara saldırınca, yaralanır. Yine aklı başına gelmez. Sancho, durumu anlatsa da gerçeği görmez. Kafasındaki hayale inanır. Bundan sonra koyun sürülerini birbirine saldıran iki ordu olarak görür. Zayıf olanlara yardım etmeye karar verir. Koyunlarına saldırıldığını gören çoban, Don Kişot'u döver. Bir başka seferde de Don Kişot kaldıkları bir handaki şarapları kan zannederek şişelere saldırır. Ona gerçekler gösterildiği zaman kabullenmez. Büyücülerin onlara öyle gösterdiğini, onları kandırdığını söyler. Gerçeğin acılığına katlanamaz. Başlarından buna benzer pek çok olay geçtikten sonra, köy papazı ve berberi Don Kişot'u korumak isterler. Onu bir kafese koyarak evlerine götürürler. İyileştirmeye çalışırlar.

    II. Bölümdeki Olaylar:

    Don Kişot bir süre sonra yine Sancho ile yola koyulur. Sevgilisi Dulcinea'yi bulmak istemektedir. Sancho onu kandırarak ilk gördükleri köylü kızının Dulcinea olduğunu söyler. Yolda pek çok maceradan sonra Dük ve Düşes'in evine varırlar. Dük ve Düşes, Don Kişot'a oyun oynarlar. Don Kişot'a şövalye gibi davranırlar, yardıma ihtiyacı olan kişiler için ondan yardım etmesini isterler. Oyun tam bir komediye dönüşür. Dük, Sancho'ya bir ada verir. Ada, civar köylerden biridir. Köy halkına Sancho'nun vali olduğunu söylerler. On iki günden sonra, Sancho işi bırakır. Daha sonra Don Kişot, Sanson Carrasco ile düello yapar. Kazanan, diğerinin isteğini yerine getirecektir. Sanson kazanır. Don Kişot'a evine dönmesini ve silah taşımamasını emreder. Don Kişot da her şeyden elini çeker ve köyünde tabii bir hayata döner. Ancak hastalanır. Aklı başına gelir. Tekrar eski Alonso olmuştur. Sancho'nun onu yine kandırmasına müsade etmez, artık tüm hayallerinden vazgeçmiştir. Bütün malını fakirlere miras olarak bırakarak ölür.

  • Sonra dedim ki10.10.2019 - 11:51

    Rabia Acar
    İnsan beyni evrimleşip, kurallar hızla değişirken; kendimizi hala avcı zanneden kedi gibiyiz...
    (Keşke ateşin bulunuşuna dönebilseydik. El değmemiş doğadan daha muhteşem hiç bir yapı yok diye düşünsem de biliyorum ki dönüş yolları kapalı...)
    Büyük binaların kanalizasyonlarında fare yakalamak en büyük maceramız. Sokağa bırakılmış bi kap dolusu kedi mamasına minnetle, sevgiyle ve beklentiyle bakıyoruz...
    Az güzelsek eve alınma şansımız bile var...
    Nesi kötü? Beyaz adamın ayağında ezilen hamam böceği de olabilirdik (!)

  • Sonra dedim ki10.10.2019 - 10:57

    Asıl benim anlamadığım bu güçlü ülkeler kelle koltuklarında savaşarak mı güçlü hale geldiler!?.
    İsrail bi karış, susuz topraklarda tohum üretip bize satarken, kelle koltukta mı aldı, bugün yerleştiği toprakları!?
    Neyin kafasını yaşıyoruz, anlayabilmiş değilim...
    Savaşın koşulları çoktan değişti. Biz elimizde sapan; ayı düşürmek peşindeyiz...

  • serbest kürsü09.10.2019 - 18:19

    "Demek ki neymiş iktidara yamanmaya çalışmak çok da matah bir şey değilmiş" cümlenizi biraz önyargılı okudum.
    Önyargısız okuyunca sözlerinizi sonuna kadar onaylıyorum.


  • serbest kürsü09.10.2019 - 17:30

    Size katılmadığım noktaysa sorumluluğu tek tarafa yıkmanız Atilla Bey.
    Eğer siz başörtüsünü yasaklayıp, namaz kılanı fişlerseniz; birileri de o örtü üzerinden siyaset yapıp, başörtüyü de bayraklaştırır.

  • serbest kürsü09.10.2019 - 16:56

    Dinciler için söylediklerinizde haklı olsanız da dindar insanlar da aynı zorlukları yaşadılar...

  • serbest kürsü09.10.2019 - 16:17

    Tabi bu da bir bakış. Saygı duyarım. Ama doğrusu baştan sona dinledim, konuşmanın tamamına katıldım.

  • serbest kürsü09.10.2019 - 16:05

    Yani Atilla Bey?