Rabia Acar Antoloji.com

1976 doğumlu, evli ve 2 çocuk annesiyim.

Erzurum

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva 19.09.2017 - 19:09

    İlginiz için teşekkürler, Rabia hanım

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva 19.09.2017 - 19:07

    İlginiz için teşekkürler, Rabia hanım.

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 07.08.2017 - 11:23

    Sayfama uğrayıp zaman ve emek ayırıp yorumunuzla onurlandırdığınız için çok teşekkür ederim çok naziksiniz Rabia hanım. Saygılar

Toplam 27 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Eğilme

    Mithat Cemal Kuntay

    31.03.2018 - 12:02

    Eğ-itim, 'eğilME' nin şartıyken; ilginç bir paradoks doğrusu...

  • Kusursuz Cinayet

    İsa Kocagül

    20.03.2018 - 11:51

    İlginçtir tanığıyızdır oysa...
    Öyle kusursuzca ve el çabukluğuyla gerçekleştirir ki ağır ağır sezdirmeden, bildirerek üstelik...

  • Herkes Herkessiz Yaşayabilir

    Nizam Kara

    04.03.2018 - 14:49

    Mümkün görünmüyor...
    Yeni doğmuş bir bebeği bırakın öylece, kaç gün yaşayabilir?.. Kaldı ki varlığı bile iki kişiyle mümkün...

Toplam 583 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • türkü

    17.04.2018 - 13:58

  • serbest kürsü

    02.04.2018 - 09:39

    Bu yazı hangi gerekçeyle silindi?..inanın anlamakta güçlük çektim...
    'Savaş ve Barış' okudunuz mu bilmiyorum. Bir roman olsa da gerçekçi, tarihi okurken, nasıl bir bakış açısıyla bakmamız gerektiğine dair çok doğru ip uçları vermiş, bugüne kadar okuduğum en iyi kitap. Orada geçen bazı irdelemeler ve bir bölüm bana çok çarpıcı gelmişti.

    Emir komuta zinciri ve dönemin koşulları da göz önünde bulundurulursa, savaşan askerin, ne durumda olduğunu ve ne yapması gerektiği, kendinden çok uzakta bulunan komutana bildirilene kadar, çatışmanın koşulları değişir...
    Diğer taraftan da ne yapacağına dair alınan emir, askere ulaşana kadar, geçerliliğini yitirir.Kağıt üstünde uygulanmak istenen strateji, savaşın o anda ortaya çıkan şartlarına uymayabilir ve tamamen farklı şekilde hareket etmeyi gerektirebilir.
    Tarih; eğer sonuçta bir başarı elde ediliyorsa ve hatta o stratejinin tam aksine davranılmış olunsa dahi bu başarıyı o stratejinin bir sonucu olarak sunabilir!..

    Fransız askerlerinin yaklaşmakta olduğunu haber alan halk, yavaş yavaş Moskova'yı terk eder.
    Öte yandan Napolyon, adaletli, barışçıl ve dost, iyi bir imparator edasıyla oraya ayak bastığında , halka yapacağı konuşmaya hazırlanır. Askerler, yorgundur ve üstelik iaşe sıkıntıları vardır. Oraya girildiğinde yağmalar olmasın diye planlamalar yapılır.
    Moskova'ya girdiğinde boş bir şehirle karşılaşan Napolyon, tam bir hayal kırıklığı yaşar. Askerdeki huzursuzluk artarak devam eder. Şehir yağmalanır, yakılır, yıkılır. Açlık baş gösterir ve büyük zayiat verirler. Bu şartlarda burada kalmanın mümkün olmadığını gören Napolyon geri çekilmeye başlar.
    Napolyon'un yanındaki tarihçiler, bunu parlak bir zafer olarak kaydederler...

    Bu haberin alınışından sonra seferin sonuna dek Kutuzov'un bütün icraatı,sadece nüfusunu kullanarak, kurnazlıkla, riyayla kendi ordularını yararsız taarruzlardan, manevralardan ve felakete sürüklenen düşmanla çatışmalardan alıkoymak olur.
    Her yerde geri çekiliyor, ama düşman onun geri çekilişini beklemeden tam aksi yönde kaçıyordu!

    Öte yandan Fransız askerlerinin çekildiğini gören bazı Rus komutanlarının bu geri çekilmeyi kendi başarılarıymış gibi gösterme bundan kendilerine pay çıkarma arzuları vardı.

    Kutuzov, zaten geri çekilmekte olan düşman ordusunun, bırakın üstüne gitmeyi, gidişlerini hızlandırmak için
    önlerindeki engelleri kaldırıp, köprüler kurmak gerektiğini, söylemesi, diğer bir grubun hoşuna gitmiyordu.
    Aslında Kutuzov, zaten yorgun ve perişan olan askerini, sırf kahraman olmak için, kaçmakta olan düşman askerinin ardından gönderip, daha fazla zayiat vermek istemiyordu.
    Öte yandan aksi yönde davranıp, halkın ve yönetimin gözünde kahraman olmak isteyen ve bunu kendi başarısıymış gibi sunan, Kutuzov'u beceriksizlik ve korkaklıkla suçlayan diğer bir grup...

    Kazananın belirsiz olduğu bir savaş...

    Fransız ve Rus tarihçiler, ayrı ayrı acaba nasıl kaydettiler!.. Kitap o kadar güzel irdelemiş ve o kadar canlı bir
    resim çizmiştir ki, kesinlikle çok dikkatle okunması gerekir.

    Bu kadar çok bilgi kirliliğinin olduğu bir çağda, size sunulan tarihin doğruluğunun izini sürmek isteseniz bile verdiğiniz emeğin üç dört katını da doğru sandığınız yanlışları ayıklamaya harcamanız gerekiyor. Hele ki Harf İnkılabı ve dilde sadeleştirme diye bir yığın alt üst olduğunuz süreçten geçtiyseniz, geçmiş kaynaklara erişebilmeniz, eriştiyseniz anlayabilmemiz, hadi erişip anladınız bu kez de aynı kodlara sahip olmak, dünün gerçekliğini, kendi koşulları ve gerçekliği içinde kavrayabilmek çok kolay olmasa gerek.
    Bugün bile birinin hain dediğini, diğeri kahraman ilan edebiliyor. Gelecekte bizim tarihe bıraktığımız belgeler, yarın da herkesin kendince, kendi dünya görüşüne göre anlamlar çıkardığı, bir çok okuması olan olgular olacak.

    Tarih şüphesiz bir bilimdir. Ancak içinde yaşamadığımız bir süreci geçmişin bize bıraktığı kalıntılarla okumaya çalışırız. Mesela yüz yıl sonra öyle bir bulguya rastlarsınız ki, bütün bildikleriniz alt üst olabilir. O anda egemen güç çoğu zaman kendi lehine bir sonuca göre hareket eder ve kendi uygun gördüğü kadar bilgiyi bize sızdırır. Tarih bu tür örneklerle doludur.

  • Sonra dedim ki

    31.03.2018 - 11:35

    Anka kuşu sadece bir masal değildir!
    Ancak bir masal gibi okunur!!!..

Toplam 192 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR