Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Mahçup, utangaç, sıkılgan. / İng.:İt.: imbarazzato, vergognoso
Mahçup, utangaç, sıkılgan. / İt.İng.: embarrassed
Utanmış, utanç duyan. / İng.İt.: vergognato
Dikkati dağılmış / İng.:İt.: distratto
Dikkati dağılmış. / İt.İng.: Distracted
Otobüs durağı./ İt.İng.: bus stop
Come non abbiamo più libertà qui, me ne vado (Artık burada özgurlüğümüz kalmadığına göre, gidiyorum)
Pişirmek. / İt.Adesso sto cucinando ( I'm cooking now)
Sei la mia vita ( you're my life)
Sonradan, daha sonra, ardından, bilahare, devamında, peşi sıra, akabinde. / İng.
Mahçup, utangaç, sıkılgan. / İng.:
İt.: imbarazzato, vergognoso
Mahçup, utangaç, sıkılgan. / İt.
İng.: embarrassed
Utanmış, utanç duyan. / İng.
İt.: vergognato
Dikkati dağılmış / İng.:
İt.: distratto
Dikkati dağılmış. / İt.
İng.: Distracted
Otobüs durağı./ İt.
İng.: bus stop
Come non abbiamo più libertà qui, me ne vado (Artık burada özgurlüğümüz kalmadığına göre, gidiyorum)
Pişirmek. / İt.
Adesso sto cucinando ( I'm cooking now)
Sei la mia vita ( you're my life)
Sonradan, daha sonra, ardından, bilahare, devamında, peşi sıra, akabinde. / İng.