" Hayatta her yapılanı unutabilirsin ama sevdiklerinden gelen darbeler asla unutulmaz! Çünkü açtıkları yara çok derindedir. Öyle kolay kolay kabuk bağlamaz! Aklına her geldiğinde biraz daha kanar, biraz daha acıtır canını...." Özlü Sözler
Ana dilin mantığını anlamak istiyorsanız insanı merkeze koymuş mu? ona bakacaksınız. Çünkü dil insanla var olur. Türkçe bu mantıkta bir dildir. Örneğin Coğrafi yönünüzu belirlerken insan yönün merkezindedir ve hayatın kaynağı güneşin duruşuna göre insan yönü belirlenir. Türkçede insanın doğuşuyla güneşin doğuşunun aynı kök ile belirtilmesi bundandır.
1960'lı yıllarda demiryollarımızda şehirler arası seyahat edilen, halkımızin "Hamido"diye isimlendirdiği 3 vagonlu trenler vardı. Almanya'daki fabrikada sadece Türkiye için imal edilen MT-5300 model bir tren setiydi. EGE, MERAM, MALATYA Mototrenleri adını almışlardı. Trenin rengi kırmızı-beyazdı ve en önünde ay yıldız olurdu. İçinde seyahat eden o her kesimden insanların yüzlerine baksanız stresin eserine rastlamazdınız. Şimdi demiryoolarımızda saatte 250 km hızla giden YHT'ler var. Ancak insan yüzleri yaşam/gelecek kaygısı stresinin bıraktığının izleriyle doludur.
" Eğitim duvarlarla sınırlandırılamaz; eleştirel aklın egemen olduğu bir eğitim... Özsaygıyı ve özgüveni geliştiren bir eğitim. Sanatla iç içe bir eğitim... İmeceye eğlenceye ve sevgiye dayalı bir eğitim... Alçakgönüllü değerleri ön plana çıkaran bir eğitim... Toplumsal cinsiyet temelli kadınların cinsiyetlerinden dolayı onurlarının kırılmadığı bir eğitim, devlete maliyeti düşük olan, aileye yük getirmeyen bir eğitim; elektrik santralı kuran, su kanalları açan, bataklık kurutan ağaç diken hastalanan hayvanları tedavi eden yapıt yaratan bir eğitim…” Prof.Dr.Firdevs Gümüşoğlu
Fermata dell'autobus: Otobüs durağı./ İt.
" Hayatta her yapılanı unutabilirsin ama sevdiklerinden gelen darbeler asla unutulmaz!
Çünkü açtıkları yara çok derindedir. Öyle kolay kolay kabuk bağlamaz! Aklına her geldiğinde biraz daha kanar, biraz daha acıtır canını...."
Özlü Sözler
Ana dilin mantığını anlamak istiyorsanız insanı merkeze koymuş mu? ona bakacaksınız. Çünkü dil insanla var olur. Türkçe bu mantıkta bir dildir. Örneğin Coğrafi yönünüzu belirlerken insan yönün merkezindedir ve hayatın kaynağı güneşin duruşuna göre insan yönü belirlenir. Türkçede insanın doğuşuyla güneşin doğuşunun aynı kök ile belirtilmesi bundandır.
"Kadın kocasını daha az sevmeli fakat daha çok anlamalı, erkek karısını daha çok sevmeli fakat anlamaya çalışmamalıdır"
Oscar Wilde (1854-1900)
"Quello che vuoi per me, il doppio lo auguro a te."(Sen benim için ne istersen, ben senin için iki katını isterim.)
"Quello che vuoi per me, il doppio lo auguro a te."(Sen benim için ne istersen, ben senin için iki katını isterim.)
Yapacağı eylemin adını almış cisimlerden biri.
Karar verme süreçlerindeki netliğin azalması.
1960'lı yıllarda demiryollarımızda şehirler arası seyahat edilen, halkımızin "Hamido"diye isimlendirdiği 3 vagonlu trenler vardı.
Almanya'daki fabrikada sadece Türkiye için imal edilen MT-5300 model bir tren setiydi. EGE, MERAM, MALATYA Mototrenleri adını almışlardı. Trenin rengi kırmızı-beyazdı ve en önünde ay yıldız olurdu.
İçinde seyahat eden o her kesimden insanların yüzlerine baksanız stresin eserine rastlamazdınız. Şimdi demiryoolarımızda saatte 250 km hızla giden YHT'ler var. Ancak insan yüzleri yaşam/gelecek kaygısı stresinin bıraktığının izleriyle doludur.
" Eğitim duvarlarla sınırlandırılamaz; eleştirel aklın egemen olduğu bir eğitim... Özsaygıyı ve özgüveni geliştiren bir eğitim. Sanatla iç içe bir eğitim... İmeceye eğlenceye ve sevgiye dayalı bir eğitim... Alçakgönüllü değerleri ön plana çıkaran bir eğitim... Toplumsal cinsiyet temelli kadınların cinsiyetlerinden dolayı onurlarının kırılmadığı bir eğitim, devlete maliyeti düşük olan, aileye yük getirmeyen bir eğitim; elektrik santralı kuran, su kanalları açan, bataklık kurutan ağaç diken hastalanan hayvanları tedavi eden yapıt yaratan bir eğitim…”
Prof.Dr.Firdevs Gümüşoğlu