Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tökezlemek sizce ne demek, tökezlemek size neyi çağrıştırıyor?

tökezlemek terimi Mz tarafından tarihinde eklendi

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    XXVI
    kuş kanadı gibi çırpınan kirpiklerinden süzülen,
    merhametle muhabbet açan bakışlarının,
    ışıltısını seyre daldım, gözlerimi hiç kırpmadan…,

    siyah ve iri gözbebekleriniz buğulanırdı,
    göz göze geldiğimizde ve,
    tebessümünle parçalanırdı atomlarına evren,

    bu uzatma çağlarında kullukta üstüne olmayan
    ahmed/i mahmudun torunu…,
    sen; acılarda bile gülümsenecek
    bir şeyler bulursun
    o aşkın mizah duygunla,
    bir köpek leşindeki dişleri
    inciye benzeten deden gibi,

    ki karar almak güç değildir,
    kangrene neşter vurmak için,
    içinde huzur varsa…,
    üç kandilin üçünü bir ayda
    bir arada görebilmek muhal olsa da,
    beklentisiz bir duruşla
    kaybedilmezse ömrümüz,
    hayatta neler olabileceğini
    gösterecektir aşk bize,

    bu köpekler ama neden
    geceleri ulur durur,
    sokaklar onlara kaldığı için mi,
    oysa bu tavırları;
    kör karanlığı şikayettir…,
    uykusuz sevdalılar gibi
    sabah olsun diye ve
    sönsün için kent ışıkları
    hayatın yeni günüyle,

    bende ne varsa sende o zaten var biliyorum,
    ve seni de alıp alıp götürüyor bu dizeler evet,
    okudukça/okudukça/okudukça… üst üste;
    elinden düşüyor mu senin de kağıt kalem,

    bir şehirden başka bir şehre geçerken,
    bir şiir; yoğun bir şiir bulantısı,
    içimde dövünürken engellenmenin yasına,
    ve kalbimin dik merdivenlerinde,
    tökezleyip düşerken bir yumak olup
    zihnimin labirentlerinden, konardı
    kuş sesleri duaya duran parmaklarıma…,

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    ki özleyiş yaz öncesinde,
    baharın orta ertesi gemini deminde,
    farklı şehirlerin/ayrı kıtaların/zıt kutupların,
    ayrı gayrı evlerinde de olsalar,
    muhipler,
    aslında birliktedir her daim…,

    tuhaf olan şudur ki;
    bu düş ikizleri,
    göz kapaklarının üstüne,
    perdeler çeker uyumadan önce;
    tam üç kat ve,
    her gece,
    hiç bıkmadan,
    ve perdeler çekilir çekilmez
    en nihayetinde,
    hep aynı düşü görürler…,

    düş düşü doğurur,
    artık sığmaz olur uykulara,
    ve ayrı gayrı şehirlerde azizim,
    göz kapaklarımız açılır kapanır;
    mevsim yaza döner…,

    elleri boğum boğum bir çocuk uçurtma uçurur,
    ve mavi uçurtma, pamuk bir buluta aşık olur,
    yüzü kırış kırış bir adam erik toplar,
    bir nine eriği tuza banar,
    kalbi;
    yamamaktan yorulmuş bir iffetli dul,
    kabristan ziyaretinden çıkar…,

    düş buya,
    bir ormanın içindeki mezarını bul dediğin,
    anacığım şiir yazar,
    ki garipsenmesin;
    böylesi özlemek ve
    böylesi sevmek…,

    bir dağ ardındaki cevizin,
    en erişilmez dalına,
    as uykunu kalplerin tabîbi,
    tatlı bir rüya dolsun gözkapaklarına…,

    ey aşk;
    soylu sevdalara yakışmaz
    yalandan kefen giymeler,
    varsın ipil ipil yağsın üstümüze firak,
    nasısa gezinirsin sen bu sakar taşranın,
    gül bahçelerinde sağnak sağnak,
    ah;