Yıllardır taşıdığım dertler çöktü dizime,
Bir sıcak söz değmedi üşüyen benliğime,
Sessizce yürür gider yolum kendi izime,
Neden dönüp bakayım çağrılmadığım yere?
Bir viran han gibiyim yolcusuz gecelerde,
Kaldı bütün anılar sus pus olmuş yerlerde,
Yandım da kül olmadım en kara kederlerde,
Neden ateş yakayım ısınmadığım yere?
Gözlerimde saklıdır nice yarım hikâye,
Dökülür yaprak gibi ömür denen sermaye,
Hić bir söz söylemem, ederim ben himaye,
Neden söz söyleyeyim dinlenmediğim yere?
Yılların yorgunluğu çökmüş beyaz saçıma,
Bir teselli uğramaz gönlümün yokuşuna,
Rüzgârlar sırdaş oldu garip gönül kuşuna,
Neden uçup gideyim konulmadığım yere?
Her akşam bir hüzünle iner gece üstüme,
Sessizlik yoldaş olur dökülür söz dilime,
Bir garip yolcu gibi bakarım menzilime,
Neden selam vereyim tanınmadığım yere?
Kırgınlıkla yoğruldu gönlümün her köşesi,
Dinmedi şu içimin yıllanmış endişesi,
Ömrümun ardındadır sadece bir gölgesi,
Neden gölge olayım uzanmadığım yere?
Çaresizlik içinde tükendi nice yıllar,
Dilim sustu, konuşur içimde gizli sırlar
Bir bir dökülüp gitti dallarımda baharlar
Neden çiçek vereyim koklanmadığım yere?
Kayıt Tarihi : 26.06.2026 00:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!