Rahmetli Adnan Menderes iktidara gelince daha doğrusu tek parti dönemi sonlanınca Chp' nin gerçek bir yüzü vardır o yıllarda. Ama bu yüzü anlatan yoktur bu ülke de...
Bu yüzler tanımlanırsa ikiye ayrılırlar. Birincisi Rozetçi Atatürkçüler ikincisi Kuvvacılar...
Bu iki yüzden Chp kurtulacağı yer de deyim yerindeyse SİNDİRDİ.
Chp. Altıoka ihanet içindedir. Atatürk yaşasaydı Altıoka ve Halka ihanet içinde olan bu Chplilerin yüzlerine tükürürdü. Bunlardan bu ülkeye faydadan çok zarar gelmiştir.
Ankara büyük şehir belediyesi Ak partinin idaresindeyken metro istasyonlarında bulunan kart dolum atmleri bu kadar arıza vermiyordu. Yerel seçimlerden sonra belediye chp ye geçince aylardır bir gün sağlam iki gün bozuk kart dolum makineleri. iki hafta önce elle yazmışlar makinalar değişecek diye
Hala da değişecek. Bu zihniyet değişmez. Bu zihniyet Rus stalin mao zihniyetinden daha da kötüdür.
Sadece halkçılıktan ( ama hangi halk. Ayrımcı değiliz derler dibine kadar ayrımcılığın daniskasını yaparlar) Atatürk Rozetçiliğinden geçinirler...
Ciddi masallar anlatamıyorum. Anlatmaya yeltenirsem hayvanlaşacağımı biliyorum.
En iyisi kıyıdan yürümek
sevsem de sevmesem de
hayatta kalmam gerek
Evet. Beş haftadır izin kullanamiyorum.
Bu göt kadar şube de kapana yakalanmış bir fare gibi hissediyorum kendimi.
Onbeş gündür buradayım. Güya hastanede yatan sabit eleman bu sabah taburcu olacağını merkeze bildirmış. Iyi dedim. Sonunda bir günlük de olsa dinleneceğim.
En sevmediğim yerde 12. günündeyim. Burada
kapağı kapatılmış çöp verilinin içinde bulunan biri gibi hissedıyorum kendimi .5 Hapiste dört duvar arasında olmayı yeylerdim...
Hastalığı bitmeyen ve bitmeyecek gibı de görünen şube elemanı umarım bir an önce döner....
40 gündür izin kullanmadim...Ben böyle çalışmanın ta .....ana...a....s....yım..
Anlatacak bir şeyleri olmayanların kervanına katıldım
Zorda olmadı. Sorular nedenler niçinler şaşkınlıklar
ve hiç biriniz yoktunuz. En yakışanı da buydu
Kabullenilmek olmaksızın hür oluşumu sevmem işime geldi.
Yani oltanızın ucundaki yeme dalmıyordum
Saat kulesinin zamanı dondu
Beklentimlerim kalmadı
Ve hayat var edileni gönderiyor
Bütün kavgalarım konusuz bir çocuk kadar
Suratım kıpkırmızı bir filmin şerinde yandı...
Sabit elemanlardan bazıları gıda ürünleri mi satar yoksa oradan buradan çöpe atılan işe yaramaz mobilya parçalarını mı belli değil?
Seyran diye bir şubedeyim bu gün. Adım atacak yer yok. Bu şube de tuvalet olmadığı için kaka ve çiş yapacak yer olmayışı da ayrı bir konu..
Arka bölümde çekmeceli şifonyerler tek parça kitaplığa benzer bir şey yine çöpten alınmış kocaman bir masa var...
karanlık bir ormanın içinde
olmak ve yeltenmeye kalkmak
içindeki hortlayan hüznünü beslemeye
ve onca yola geriye dönerek başlamak
ve sonra i karanlık ormana yeniden kavuşmak
ruhunu satmışların çocuğu değilsin elbette
Sabah.
Ne ararsan bulursun diye bir yere uğradım.
Bu yer giyim gıda büyük elektronik eşyalar hariç hemen hemen her şeyi satar.
Adam çalışanlardan birine ķızım abine hastane ketılı ( su ısıtıcısı) göster. Kızın peşine takıldım o köşe o koridor derken kız eğildi ilk kez ismini duymuş olduğum plastik ketılı camlı tezgaha bıraktı. Bir zamanlar artık hayal oldu. 5 10 liralık bizim su ısıtıcısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!