Sen
Konuşmakla
İçini rahatlatıp
Görevini yaptığını sanırsın
Bense susarım
İçim içimi yer
caka satman
küçük dağları
ben yarattım edan
kasıntı tavrınla
nereye kadar
gitti işte
rahat bırakmadığımız
Eylül’de sessiz sedasız
çekip gitti
hüznümüzü
sevdamızı
Alışkanlıktan olsa gerek
Söylediğim gibi değilim
Bildiğin
Ve tahmin ettiğin gibi
Hiç değil
gözün aldığı her yer mapushane
kepenkleri indirilir düşüncenin
duyguya haciz gelmiş
gülüşler prangada
zorba düzeninde
yürekler icrada
hangi taşın ardına saklanıp
nerede kalmıştı
o masum duygular
hangi dağda kurt ölmüştü de
hatırlandı sevdalar
ve fersah fersah
nesini seveyim
bu kepaze hayatın
aldatılmış dostlukların
savuşturulmuş randevuların
yaşanmamış duyguların
anlatılan masalların
ne kahredeceksin
ne sırtını döneceksin
gözünün önünde yaşananları
görmezden gelmeyeceksin
ne olumlayacaksın yanlışı
nesnel gerçekliğinle
bir gece baskınında daha
atlet, külot
yalınayak
uykulu
itile, kakıla
potansiyel suçlu olarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!